Bu mesajı düzgün okuyamıyorsanız,  http://www.marefidelis.com/ezine/mfsay85.htm adresini ziyaret ediniz.

Derginizi bastırabilmek için  buraya tıklayınız.

 Kişisel Bir Yaşam #85            İnsan, Yaşam ve Değişim Üzerine Bir E-Dergi          29 Haziran 2005

 marefidelis.com   arşivler    abone ol    aboneliğimi sil    koçluk    bize ulaşın

© 2005 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır. Bu dergide yayımlanan bütün yazıların tek sahibi Dost Can Deniz'dir.


MareFidelis Kişisel Bir Yaşam, www.marefidelis.com adresinden e-dergimize abone olan okurlarımıza ve müşterilerimize sunduğumuz bir hizmettir. Eğer bu derginin size yanlışlıkla veya isteğiniz dışında geldiğini düşünüyorsanız lütfen burayı tıklayarak aboneliğinizi siliniz.

Bu sayıyı size bir arkadaşınız mı gönderdi? Bir e-gruptan mı aldınız?
Derginizin her salı size teslim edilmesini garantiye almak için buraya tıklayarak web sitemizden abone olunuz.


Haftanın Yazısı:

 

Kavuşmak...

Dost Can Deniz

 

Ne kadar uzun zaman oldu, değil mi dostlar? Son yazımı neredeyse 10 ay önce paylaşmışım sizlerle. Yoğun bir on aydı benim için; yurt dışı ve yurt içinde geziler, bazı büyük kurumsal projeler ve fazlası ile koçluk ile geçti. MareFidelis de bu süreçte bir çok değişiklik geçirdi tabi ki. Yan sütunda bu değişikliklerden bazılarını sizlerle paylaşıyorum. Ama artık ayrılık bitsin, değil mi? İşte bu haftanın yazısı:

Koçluk mesleğinin duayenlerinden Dave Buck’ın çok sevdiğim  bir sözü var: “Asıl danışan, koçtur” diye. Gerçekten de asıl öğretmenlerim her zaman koçluk yaptığım danışanlarım ve seminer verdiğim katılımcılarımdır, hep onlarla beraber öğrenirim ben.

Geçenlerde bir kurumda verdiğim “Tepe Yöneticiler için Koçluk Becerileri” eğitiminde katılımcılardan birisinin anlattığı hikaye beni çok etkiledi. Ahmet Bey olarak adlandıracağım bu üst düzey yöneticinin eski bir çalışanı ile ilgiliydi  bu tamamen gerçek hikaye. Bu çalışanı, ona da Mehmet diyelim, kurumun bir çok farklı bölümünde, farklı departmanlarda çalıştıktan ve hemen her departmandan düşük performansı nedeni ile gönderildikten sonra son çare olarak Ahmet Bey’in ekibine katılmıştı. Ahmet Bey’in zor çalışanları kuruma kazandırmakta haklı bir ünü vardı çünkü.

Bu “zor” çalışanın kendisi gelmeden sicili gelmişti önden. Ahmet Bey ilk defa “bu sefer umut var mı acaba?” diye düşünmüştü belki de, çünkü her performans değerlendirme döneminde çok düşük notlar almış, eski yöneticileri tarafından istikrarlı bir biçimde olumsuz değerlendirilmişti Mehmet. Yine de yeni bölümünde çalışmaya geldiği ilk gün Mehmet’i odasına buyur ederken, Ahmet Bey her zaman yaptığı gibi karşılamıştı çalışanını.

“Bak”  demişti, karşısında biraz yenik, çokça küskün duran kişiye. “Bundan öncesi, neler olduğu, bunun nedenleri, vesaire, benim için geçmişte kalmış şeyler. Benim, daha doğrusu bizim için önemli olan bundan sonra beraber yapabileceklerimiz.” Yeni çalışanı Ahmet Bey’e sanki boşuna umuda kapılmaktan ve sonra tekrar hayal kırıklığına uğramaktan korkar gibi, sanki “biz bunları çok duyduk, biraz çalışalım da gör ne olacağını!” der gibi bakıyordu.

Ahmet Bey konuştukça biraz daha kendini güvenli hisseden Mehmet yavaş yavaş açılmaya başlamıştı. Demişti ki “Ahmet Bey, inanın sorunun ne olduğunu bilmiyorum. Çok çalıştım, elimden geleni yaptım, çok uğraştım, ama yine de memnun edemedim kimseyi. Siz güzel konuşuyorsunuz ama ben neyi nasıl düzeltirsem işlerin düzeleceğini bilmiyorum açıkçası...”

Devam eden günlerde, Ahmet Bey ve diğer iş arkadaşları, Mehmet’le ilgili önemli bir gerçeğin farkına varmışlardı. Nasıl farkına varmasınlar, bu gerçek, bu kadar açık ortadayken görmemenin imkanı yoktu ki... Veya koklamamanın!

Ahmet Bey Mehmet’le toplantı yaparken bir gün, “Ya Mehmet, ne kadar sık yıkanıyorsun?” diye sorduğunda Mehmet önce şaşırmış, sonra “her gün?” demişti. Ahmet Bey devam etmişti: “Ya deodorant kullanıyor musun?” Yanıt “Hayır” olmuştu. Ahmet Bey “Mehmet, vücut tipinden mi, yoksa yediğin yemeklerden mi bilmiyorum, ama ciddi bir vücut kokun var. Bu problem değil, ama izin verirsen sana ben bir deodorant almak istiyorum” demişti.

Ahmet Bey hikayeyi aktarırken burada sesi titremeye başladı. “Dost Bey” dedi,  yarı öfke, yarı heyecanla. “Bir de baktık ki adamın iş bilgisi mükemmel. İnanılmaz çalışkan birisi, üstelik çok yapıcı, insanlarla iyi geçinen,... Yani arayıp da bulamayacağımız türden bir çalışan.” Bir süre durakladı, sanki adamla ilgili hoş duyguları tekrar yaşamak için kendine zaman tanımak ister gibi. Daha sonra yüzünde öfkeli ve isyan eder bir ifade ile devam etti: “Sen farkında mısın, kokuyorsun dememek için hayatı ile oynamışlar çocuğun. Bir şekilde kimse söylememiş, doğal olarak kendisi de farkında değildi durumunun. O bölümden bu bölüme, o ilden bu ile göndermişler, neyi yanlış yaptığını bile söylemeden. Aslında performansında bir problem olmadığı halde tek gönderebilmek için kötü puanlar vermişler.”

Sınıfta çıt çıkmıyordu. Ahmet Bey devam etti: “Adamcağız yemin etmiş, bir emekliliğim gelsin bir dakika durmayacağım bu kurumda diye. Emekli olurken altında çalışan çocuklar, kendisi, ben hep beraber resmen ağladık, ama yemin ettim, bozmam diyerek emekli oldu adamcağız.”

Çok mu inanılmaz bu hikaye? Hiç mi yok sizin çevrenizde kendisi dışında herkesin bildiği, arkasından konuştuğu ancak söylemeye cesaret edemediğiniz bir özelliği, davranışı olan kimse? Siz kimin hayatı ile oynuyorsunuz? Sadece kötü insan olmayı göze alamadığımız için başkalarına nasıl kötülükler yapıyoruz acaba her gün? Hem de ne kadar acımasızca bunu onların iyiliği için yaptığımızı iddia ederek: “Söylersem çok üzülür/utanır/kırılır/kızar.” Madem bunu yapıyoruz, bari dürüst olup de acı gerçeği söylesek: “Eğer doğru olanı, doğru bildiğimi, ve aslında senin ve benim çok işime yarayabilecek gerçeği söylersem bu işin sonucunda ben üzülebilirim/utanabilirim/kırılabilirim/kızabilirim. Ve benim bu duyguları yaşamamdansa senin zarar görmen benim daha çok işime geliyor.”

Yani Dost, diyeceksiniz, yani şimdi ben gidip de vücut kokusu çok baskın olan birine bunu söylersem kırılmaz, utanmaz mı diyeceksiniz. Öyle olmayacağını söylemedim. Hatta duyarsız ve duygusuzca bunu iletmenizi de söylemedim. Tam tersine, bir insanı, eğer empatik davranmadan yaklaşırsanız, savunmaya almak kadar kolay bir şey yoktur. O yüzden geri bildirim vermenin tekniklerine ileriki yazılarımızda değineceğiz. Ancak sorum size şu: Kötü insan olabilir misiniz? İnsanların sizin hakkınızda bazen kötü düşünmesine katlanabilir misiniz? Doğru olanı yapmak için bazen yanlış olarak görülmek sizce kabul edilebilir mi? Bir başkasını kırma riskini alabilir misiniz, belki de onun yaşamını kurtarmak için?

Bütün bunları yapamadıkça, “iyi” bir insan olmanızın ihtimali yok, maalesef!

 

 

Haftanın Sözü:

"Yaşamın amacı amaçlı bir yaşam yaşamaktır."

 

 -Robert Byrne


Gerçekten de uzun zaman oldu! İzin verirseniz MareFidelis'ten kısa kısa haberler sunalım sizlere:

» Taşındık. Yeni adresimiz: Ebulula Cad. A10/5 Levent, İstanbul. Bize (212)325 98 50 nolu telefondan ulaşabilirsiniz.

» MareFidelis büyüyor. Sami M. Bugay, koç ve yönetici ortak olarak Nisan 2005'te aramıza katıldı. IT sektöründe genel müdürlük de dahil uzun yıllar üst düzey yöneticilik yapan Sami, ICF tarafından onaylı eğitim kurumlarından CTI'in 120 saatlik Coactive Coaching Programı'ndan mezun. Gestalt Institute of Cleveland'ın International Gestalt Coaching Programı'na da katılan Sami, kurumsal ve bireysel danışanlara koçluk, danışmanlık ve eğitim hizmeti sunuyor. Sami'yi ve aramıza katılan diğer arkadaşlarımızı gelecek sayımızda daha detaylı size tanıtacağız.

» Dost Deniz GIC'de. Dost Can Deniz, bu Temmuz ayından itibaren Gestalt Institute of Cleveland'ın 8 aylık koçluk programında John Carter, Dorothy Siminovitch ve diğer eğitmenlerle birlikte deneyimli koçlar ve danışmanlardan oluşan uluslararası bir gruba eğitim verecek.

» Cesur Koçlar - Koçlar İçin Grup Çalışmaları Tamamlandı. Temel koçluk eğitimini başka kurumlardan almış, almakta olan ve aktif olarak koçluk yapan kişilere yönelik, iki aşama, 8 ay ve 48 saatten oluşan Cesur Koçlar Grup Çalışmamızda ilk grup ikinci aşamayı, ikinci grup ise birinci aşamayı tamamladı ve sertifikalarını aldı. 3. grup sonbaharda açılacak.

» GIC'ın Grup Yönetimi Programı İstanbul'da. Gestalt Institute Of Cleveland, Ağustos ayı içinde İstanbul'da Küre Yaşam Merkezi'nde koçlar, yönetim danışmanları, terapistler, eğitimciler ve gruplarla çalışma tekniklerini öğrenmek isteyen diğer kişilerin ilgisini çekebilecek 6 günlük bir eğitim programı düzenliyor. ABD'den Dr. Dorothy Siminovitch'in yöneteceği programa İsrail, ABD ve Avrupa'dan da katılımcılar gelecek. Aşağıda daha detaylı bilgi sunuyoruz.


GESTALT GROUP WORK

"Working With Groups"

August 21st-26th, 2005

OSD-Gestalt Institute of Cleveland,

MareFidelis Coaching

& Küre Yaşam Merkezi

Training Team:

Dorothy E. Siminovitch, Ph.D.,

Aviel Hadari, M.A., Esther (Eti) Ben-Ziv, MA,

The OSD-Gestalt Institute of Cleveland’s Program’s (G.I.C) method of Gestalt group work will be presented and worked with in this training.

  • Program  participants will be presented with Gestalt theory, concepts and practice that influence observation and intervention skills for working at multiple levels of group process. 

  • There will be teaching and practice sessions designed to support skill development in working with groups. 

  • A personal learning group is designed to facilitate participant’s integration of group leadership issues. 

  • The experiential learning power of this Gestalt workshop is enhanced by working for three afternoon sessions with a volunteer client group. 

  • At the end of this workshop, participants will be able to identify and use the basic method of Gestalt Group work. 

We will be working in English. Maximum number of participants is twenty.

For registration and further information:

+90(212) 352 24 90 Naz Hanım

kure@kureistanbul.com


 

"Yaşam, yetenek ve lütuflarımızın bir kutlaması olarak yaşanmalı"

 

Bu, Dost Deniz'in ve MareFidelis Koçluk ve Danışmanlık’ın  vizyonu. Dost önce Endüstri Mühendisi, sonra İşletme “Master”ı oldu. Bankacı oldu, yöneticilik yaptı. Yöneticiliğin aslında kendini yönetmek demek olduğunu fark edince kendi içine doğru uzunca bir yolculuğa çıktı. Bu yolculukta üç tutkusuyla tanıştı: Kendi potansiyelinin sınırlarını araştırmak, başkalarına da bunu yapmaları için yardım etmek ve her alanda özgürleşmek. Bunları kendi yaşamının gerçeği haline getirmek ve vizyonunu gerçekleştirmek için liderlere, üst düzey yöneticilere, kurumlara, profesyonellere, sanatçılara, ve yaşamını bir kutlama haline getirmek isteyen bütün cesur insanlara koçluk yapıyor. 1500 saatin üzerindeki koçluk deneyimini ve Gestalt Institute Of Cleveland, Coachville, EATA, Lore Institute ve benzeri bir çok kurumdan aldığı bin saate yakın eğitimini, kurumsal ve bireysel müşterilerin hizmetine birebir ve grup halinde koçluk yaparak ve yöneticilere yönelik liderlik gelişimi ve yönetici koçluk eğitimleri vererek sunuyor. ABD, İngiltere, Almanya ve Hollanda’ya yerleşik danışanlarla geçmişte ve günümüzde çalışmakta olan Dost aynı zamanda Gestalt Institute Of Cleveland Organizations & System Development Center’da öğretim görevlisidir.

 

Dost'un liderliğinde MareFidelis Koçluk ve Danışmanlık, Türkiye’nin ve Güney Doğu Avrupa’nın önde gelen kurumsal ve bireysel koçluk ve kurumsal/sistemsel gelişim danışmanlığı firmalarından biri haline gelmektedir. Yönetsel ve kişisel gelişim ile koçluk konusunda Türkiye’nin öncü kurumlarından olan MareFidelis; profesyonellere, yöneticilere, iş sahiplerine ve liderlere hizmet sunmaktadır.

 


Kişisel Bir Yaşam, MareFidelis Koçluk'nun haftalık elektronik yayım organıdır. Dergide yayımlanan bütün yazılar aksi belirtilmedikçe Dost Can Deniz tarafından yazılmıştır.

 

Bu dergiyi istediklerinize bütünlüğünü bozmadan iletebilir, kaynak belirterek ve www.marefidelis.com web sitesine link vererek alıntı yapabilirsiniz.

 

© 2005 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır.


Bülten, internet sayfamız ve yazılı görüş ve tavsiyelerimiz, ilgili olduğu alanda yazarının konuyla ilgili ve sağlıklı ortalama insanın normal ilerleme süreci gözönüne alınarak, yazarın ve değişik alanlardaki uzmanların araştırmalarına dayanarak hazırlanmaktadır. Özel veya somut durumunuzla ilgili olarak özel görüşme istemenizi öneririz.

 

Bu sorumluluk bildirimi  Tepe Hukuk Danışmanlığı tarafından hazırlanmıştır. www.tepe.gen.tr