Bu mesajı düzgün okuyamıyorsanız, http://www.marefidelis.com/ezine/mfsay81.htm adresini ziyaret ediniz.
Derginizi bastırabilmek için buraya tıklayınız.
|
Kişisel Bir Yaşam #81 İnsan, Yaşam ve Değişim Üzerine Bir E-Dergi 10 Ağustos 2004 |
|||||||||||
![]() |
|||||||||||
| marefidelis.com ● arşivler ● abone ol ● aboneliğimi sil ● yaşam koçluğu ● bize ulaşın | |||||||||||
|
© 2004 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır. Bu dergide yayımlanan bütün yazıların tek sahibi Dost Can Deniz'dir. |
|||||||||||
|
Bu sayıyı size bir arkadaşınız mı gönderdi? Bir
e-gruptan mı aldınız? Derginizin her salı size teslim edilmesini garantiye almak için buraya tıklayarak web sitemizden abone olunuz. |
|||||||||||
|
MareFidelis'ten Haberler
Bu hafta yeni yazımızla beraber güzel haberlerimiz var. Bu haberler özellikle koçları ve danışmanları, koç olmak isteyenleri ve iş yaşamında bu becerileri kullanmak isteyenleri ilgilendiriyor:
|
|||||||||||
|
|
|||||||||||
| Haftanın Yazısı: | |||||||||||
![]() |
Abra Kadabra... Dost Can Deniz |
Haftanın Sözü: "Ve önemli nokta, her şeyi yaşamaktır. Şimdi soruları yaşayın. Belki daha sonra yavaş yavaş, fark etmeden, uzak bir günde yanıtların içine doğru yaşayabilirsiniz."
-Rainer Maria Rilke, Şair
|
|||||||||
"Yaşam, yetenek ve lütuflarımızın bir kutlaması olarak yaşanmalı"
Bu, Dost Deniz'in ve MareFidelis Yaşam Koçluğu, Eğitim ve Danışmanlık’ın vizyonu. Dost önce Endüstri Mühendisi, sonra İşletme “Master”ı oldu. Bankacı oldu, yöneticilik yaptı. Yöneticiliğin aslında kendini yönetmek demek olduğunu fark edince kendi içine doğru uzunca bir yolculuğa çıktı. Bu yolculukta üç tutkusuyla tanıştı: Kendi potansiyelinin sınırlarını araştırmak, başkalarına da bunu yapmaları için yardım etmek ve her alanda özgürleşmek. Bunları kendi yaşamının gerçeği haline getirmek ve vizyonunu gerçekleştirmek için liderlere, üst düzey yöneticilere, kurumlara, profesyonellere, sanatçılara, ve yaşamını bir kutlama haline getirmek isteyen bütün cesur insanlara koçluk yapıyor. Bunu yaparken de Graduate School Of Coaching’den aldığı, yaşam, şirket ve liderlik koçluğu eğitiminden yararlanıyor. Dost ayrıca Gestalt Institute Of Cleveland'dan Gestalt Grup Terapisi ile EATA'dan Transaksiyonel Analiz eğitimleri de kullanıyor. Yolculuk ise devam ediyor.
Kişisel Bir Yaşam, MareFidelis Yaşam Koçluğu'nun haftalık elektronik yayım organıdır. Her hafta salı gecesi yayımlanır ve binden fazla okuyucumuza e-posta yoluyla ulaştırılır. Dergide yayımlanan bütün yazılar aksi belirtilmedikçe Dost Can Deniz tarafından yazılmıştır.
Bu dergiyi istediklerinize bütünlüğünü bozmadan iletebilir, kaynak belirterek ve www.marefidelis.com web sitesine link vererek alıntı yapabilirsiniz.
© 2004 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır.
Bülten, internet sayfamız ve yazılı görüş ve tavsiyelerimiz, ilgili olduğu alanda yazarının konuyla ilgili ve sağlıklı ortalama insanın normal ilerleme süreci gözönüne alınarak, yazarın ve değişik alanlardaki uzmanların araştırmalarına dayanarak hazırlanmaktadır. Özel veya somut durumunuzla ilgili olarak özel görüşme istemenizi öneririz.
Bu sorumluluk bildirimi Tepe Hukuk Danışmanlığı tarafından hazırlanmıştır. www.tepe.gen.tr
|
|||||||||||
|
Hay dilini eşek arısı soksun! Dilin kemiği yok ki! Nedir bu senin dilinden çektiğimiz? Elalemin ağzı torba değil ki büzesin? Ağzı olan konuşuyor! Ne kadar çok fazla değil mi, dille, konuşmakla, sözle ve sözcüklerle alakalı atasözü, deyim? Nedir insanın bu sözle, sözcükle alıp veremediği? Ne kadar yaman bir şey bu dil denen şey, hem fiziksel, hem de kavramsal anlamıyla, düşündünüz mü? Bir çok varoluşçu filozofa göre dil ve sözcüklerle iletişim kurabilmek, insan oğluna başlı başına farklı bir oluş biçimi kazandırıyor. Hatta insan oğlu mu dili kullanıyor, dil mi insan oğlunu kullanıyor, belli değil! Ne de olsa benim yaşam süremden binlerce yol önceden beri konuşuluyor Türkçe, ve ben öldükten çok sonraları da yazdıklarım okunduğunda insanlar anlayacaklar dil hakkındaki bu düşüncelerimi! Don Miguel Ruiz, "The Voice Of Knowledge" adlı kitabında şöyle diyor: "Şunu hatırlayın, sözcük sizin gücünüzdür, çünkü onu sanal dünyanızı yaratmak için kullanırsınız... Kendiniz hakkındaki her düşünce, her inanç, kelimelerle oluşturulmuştur: 'Ben akıllıyım, ben aptalım, ben güzelim, ben çirkinim.' Bu güçtür. Ancak sözünüz daha da güçlüdür, çünkü diğer [insanlarla] ilişki kurduğunuzda sizi temsil eder. Her konuştuğunuzda, düşünceniz sese dönüşür ve böylece diğer insanların zihinlerinin içine gidebilir." Ve biz, sözcüklerimizle yaratırız çevremizdeki bütün yaşamı. Şu anda yaşamınızda olan bütün durumlara, bütün deneyimlere bakarsanız, bunların hemen hepsinde ya sizin, ya da gerçek kabul ettiğiniz ve zihninize girmesine izin verdiğiniz başkalarının sözlerinin izlerini bulacaksanız, ya belli belirsiz, ya da ayan beyan ortada. Eğer yaşamınız, eğer ilişkileriniz, eğer işiniz istediğiniz gibi değilse, bunun nedenlerinden biri de sözcüklerinizi kullanırken aslında ne yaptığınızın farkında olmamanız olabilir mi? Bu yazının başlığını bir daha okuyun: Abra Kadabra. İki tane sözcük. Daha önce duydunuz değil mi bu iki kelimeyi? Neyi çağrıştırıyor size? Benim aklıma kristal küresinin üzerine uzun tırnaklarını ve uzun parmaklarını uzatmış, keçi sakallı, küpeli, uzun saçlı ve saçında bandana türü bir şey bağlı olan bir büyücü geliyor, ve "Abraaaaa kadabraaaa!" diye bağırarak büyüsünün gerçekleşmesini garanti altına almaya çalışıyor. Peki "abra kadabra"nın ne demek olduğu hakkında bir fikriniz var mı? Evet evet, anlamlı bir tümce bu, hem de Aramca. Anlamı "konuşurken yaratıyorum" demek. Yani ağzımdan çıkan her sözcük, gerçeğe dönüşüyor. Her dediğim bana yaşadığım sanal yaşam olarak geri dönüyor. Yani eğer kendi kendime "ya ne aptalım" dersem, bilinçaltım bunu bir emir olarak yaratıyor. Kendimi o gün aynada güzel bulursam, öyle bir eda ile dolaşıyorum ki ortada, her geçen bana bakıyor. Hani köpekten korkarsan saldırır hesabı. Transactional Analysis'in kurucusu Eric Berne, küçükken fiziksel özelliklerinden dolayı "şıp demiş dayısının burnundan düşmüş" benzeri önermeler duyan çocukların ileriki yaşlarda benzetildikleri kişilerin fiziksel özellikleriyle beraber bir çok davranış ve ruhsal kalıbını da üstlendiklerini söyler. Abra kadabra. Kendisine koçluk yaptığım CEO ile insiyatif vermek üzerine konuşuyoruz. Abra kadabradan ve anlamından bahsediyoruz, tam "ya Dost,tamam abra kadabra da, söyle Allah aşkına ben bunlara nasıl inisiyatif vereyim, bunları hangi sözümle çocuk olmaktan çıkarayım!" derken telefon çaldı. Kendisini arayan genel müdür yardımcısını bir süre dinledikten sonra benimle konuştuğundan çok daha yüksek ve babavari bir tonla (kendi kelimeleri) "bak çocuğum, yetti artık, bir kere de tam benim istediğim gibi yapın şu söylediklerimi! Ben size kaç kere dedim, buradan çıkan her şeyi ben göreceğim diye!" deyip telefonu kapattı, sonra benim yüzüme baktı. Durdu. Ve kafasını öne eğip gülerek iki yana salladı ve mırıldandı: "Abra kadabra!" Sevgili büyücü dostlarım, iki dudağınızın arasındaki gücün farkında vardığınızda ve bu gücü kullanmaya başladığınızda yaşamınız değişecek! Abraaaaaaaaaaa..... Kadabraaaaaaaaaaa.....
|
|||||||||||