Bu mesajı düzgün okuyamıyorsanız, http://www.marefidelis.com/ezine/mfsayi78.htm adresini ziyaret ediniz.
Derginizi bastırabilmek için buraya tıklayınız.
|
Kişisel Bir Yaşam #78 İnsan, Yaşam ve Değişim Üzerine Bir E-Dergi 18 Mayıs 2004 |
|||||||||||
![]() |
|||||||||||
| marefidelis.com ● arşivler ● abone ol ● aboneliğimi sil ● yaşam koçluğu ● bize ulaşın | |||||||||||
|
© 2004 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır. Bu dergide yayımlanan bütün yazıların tek sahibi Dost Can Deniz'dir. |
|||||||||||
|
Bu sayıyı size bir arkadaşınız mı gönderdi? Bir
e-gruptan mı aldınız? Derginizin her salı size teslim edilmesini garantiye almak için buraya tıklayarak web sitemizden abone olunuz. |
|||||||||||
|
Dost Can Deniz, Orlando, ABD'deki 2004 Coachville Annual Coaching Conference'a konuşmacı olarak katılıyor. |
|||||||||||
|
45binden fazla üyesi ile, dünyanın en büyük koçluk meslek ve eğitim kuruluşu Coachville'in bu sene Orlando, Florida, ABD'de yapılacak olan yıllık konferansına Dost Can Deniz konuşmacı olarak davet edildi.
Diğer konuşmacılar arasında YAHOO!'nun kurucularından ve Chief Solutions Officer'ı, NY Times Best Seller yazarı Tim Sanders, Amerika'nın en başarılı koçlarından Laura Berman Fortgang, Manpower Ltd.'i dünyanın en büyük HR firması haline getiren Lance Secretan, America's Dream Coach Marcia Wieder gibi isimlerin de bulunduğu konferansta Dost Deniz, Every Coach, Every Voice olarak adlandırılan bölümde, ABD dışından davet edilen tek koç olarak, Bir Meslek Olarak Koçluğun ve Koçluk Yetkinliklerinin uluslararası uyarlamaları üzerine bir sunum yapacak. Detaylı bilgilere http://www.coachvilleannualconference.com/ ve http://www.coachvilleannualconference.com/manyfaces.html adreslerinden ulaşabilirsiniz.
|
|||||||||||
|
|
|||||||||||
| Haftanın Yazısı: | |||||||||||
![]() |
Umut... Dost Can Deniz |
Haftanın Sözü: "İşte öğrenmek budur. Birden bütün yaşamınız boyunca anladığınız bir şeyi anlarsınız, ancak daha farklı, yeni bir biçimde." -Doris Lessing
|
|||||||||
"Yaşam, yetenek ve lütuflarımızın bir kutlaması olarak yaşanmalı"
Bu, Dost Deniz'in ve MareFidelis Yaşam Koçluğu, Eğitim ve Danışmanlık’ın vizyonu. Dost önce Endüstri Mühendisi, sonra İşletme “Master”ı oldu. Bankacı oldu, yöneticilik yaptı. Yöneticiliğin aslında kendini yönetmek demek olduğunu fark edince kendi içine doğru uzunca bir yolculuğa çıktı. Bu yolculukta üç tutkusuyla tanıştı: Kendi potansiyelinin sınırlarını araştırmak, başkalarına da bunu yapmaları için yardım etmek ve her alanda özgürleşmek. Bunları kendi yaşamının gerçeği haline getirmek ve vizyonunu gerçekleştirmek için kurumlara, profesyonellere, sanatçılara, yöneticilere, ve yaşamını bir kutlama haline getirmek isteyen bütün cesur insanlara yaşam koçluğu yapıyor. Bunu yaparken de Graduate School Of Coaching’den aldığı, yaşam, şirket ve liderlik koçluğu eğitiminden yararlanıyor. Dost ayrıca Gestalt Institute Of Cleveland'dan Gestalt Grup Terapisi ile EATA'dan Transaksiyonel Analiz eğitimleri de kullanıyor. Yolculuk ise devam ediyor.
Kişisel Bir Yaşam, MareFidelis Yaşam Koçluğu'nun haftalık elektronik yayım organıdır. Her hafta salı gecesi yayımlanır ve binden fazla okuyucumuza e-posta yoluyla ulaştırılır. Dergide yayımlanan bütün yazılar aksi belirtilmedikçe Dost Can Deniz tarafından yazılmıştır.
Bu dergiyi istediklerinize bütünlüğünü bozmadan iletebilir, kaynak belirterek ve www.marefidelis.com web sitesine link vererek alıntı yapabilirsiniz.
© 2004 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır. |
|||||||||||
|
Bir şirket kurmuş, onu yükseltmiş, sonra
batırmış, daha sonra da başka bir şirketi bu sefer başarı ile kurmuş bir
danışanım "ilk şirketimi kurduğumda beni tek şey idare ediyordu: Umut"
demişti. "Gerçekten umutluydum. Ve bu umuttan başka da dayanağım yoktu.
Çünkü atıldığım işlerin pürüzsüz yürümesi için gerekeni yapmak yerine,
aksilik çıkmamasını umut ediyordum. Öyle işlere atıldım ki, para kazanmak
her şeyin tam ve doğru yürümesine bağlıydı. Çıkması muhtemel bütün
pürüzler çıktı, hiç bir şey tam yürümedi." Beraber yaptığımız çalışma sonunda şu anda danışanımın işleri gayet iyi gidiyor. Nedenini araştırdığımızda şunları söylüyor danışanım: "Çünkü artık kesinlikle umutla çalışmıyorum. Bu geleceğe umutla bakmıyorum, olumlu düşünceler beslemiyorum demek değil. Ama herhangi bir durumda, elimde olanların tamamını kullanarak yapabileceğimin tamamını yapmaya bakıyorum. Yapmadığım şeylerin başıma iş çıkarmamasını umut etmeyi bıraktım. Ben elimden geleni doğru yaptıktan, ticaretin gereğini yerine getirdikten sonra da işler istediğim gibi gitmeyebilir. Ama ben en azından elimden geleni yaptım diyebilirim. Öteki türlüsünün ne kadar acı verdiğini yaşadım çünkü!" Yaşamdaki hemen her durumda, buna benzer bir yerlerdeyiz aslında. Eğer bir takım şeyleri çooook istiyorsak, ve bu isteklerimizin gerçekleşmesi için gerekenleri yapmıyorsak, işte o zaman endişeli umut noktası civarındayız demektir. Az çaba, bol umut ve biraz da olumlu düşünme, meditasyon, dua, yaratıcı imgeleme ile biz daha kaynaklarımızı tam olarak kullanmadan armudun kendiliğinden pişmesini beklediğimiz noktadır o. Yanlış anlamayın, insanın karşısına fırsatların çıkmayacağına inanmıyor değilim ben. Sadece bu evren, bu sistem, insanın kendi yapabileceğini yapmadan sıyırtması üzerine kurulmuş değil gibi geliyor bence. Tam tersine bu evren insana yapabileceklerini göstermek üzerine kurulmuşa benziyor. Öte yandan eğer kendinizi gereğinden fazla tükenmiş hissediyor, hele bir süredir de çabalarınızın, artarak ve sizin sınırlarınızı da aşarak sürse de, sonuçları değiştirmediğini görüyorsanız, o zaman da büyük ihtimalle yılgın umut noktasındayız demektir. Eğer yılgın umut noktasındaysanız, artık kabul etmeniz, o yaşamınızı bağladığınız umudun gerçekleşmeyeceğini, çabalarınızın o hayali gerçek kılmaya yetmeyeceğini, en azından şimdilik kabul etmeniz gerekir. Bitmiş bir ilişkiyi, tutmamış bir iş fikrini, kara geçmesi imkansız bir şirketi umutla ayakta tutamazsınız. Ama siz şimdi, şu anda elinizde mevcut olanlarla elinizden gelenin en iyisini yapıp, yapamayacağınız tarafını ve buradaki belirsizliği kabul edip, artık daha fazla çabalamanızın fayda getirmeyeceği yerde durmayı biliyorsanız, işte o zaman gerçekten umut beslemeye hakkınız var demektir. Yani gerçek umudun olduğu noktadasınız. Yani potansiyelimizi ve kapasitemizi en etkin olarak kullandığımız noktada. Yani gelişimin ve genişlemenin, yani fırsatların noktasında. Ve işte siz bu noktada durduğunuz zaman, işte o zaman ne kadar çok fırsatın, ne kadar çok şansın kapınızı çalacağınızı göreceksiniz.
|
|||||||||||