Bu mesajı düzgün okuyamıyorsanız,  http://www.marefidelis.com/ezine/mfsayi71.htm adresini ziyaret ediniz.

Derginizi bastırabilmek için  buraya tıklayınız.

 Kişisel Bir Yaşam #71            İnsan, Yaşam ve Değişim Üzerine Bir E-Dergi               17 Şubat 2004

 
 marefidelis.com   arşivler    abone ol    aboneliğimi sil    yaşam koçluğu    bize ulaşın

© 2004 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır. Bu dergide yayımlanan bütün yazıların tek sahibi Dost Can Deniz'dir.


 

 

Bu sayıyı size bir arkadaşınız mı gönderdi? Bir e-gruptan mı aldınız?
Derginizin her salı size teslim edilmesini garantiye almak için buraya tıklayarak web sitemizden abone olunuz.


Haftanın Yazısı:

İlk Kitabımı Yazarken Öğrendiğim On şey...

Dost Can Deniz

Haftanın Sözü:

"Hiç bir zaman Tanrı'dan başarıya ulaşmasını sağlayacak gücü vermesini istemedi; o bu güce zaten sahip olduğunu biliyordu. Sözsüz ve ilhama dayalı bir ilişki içinde ondan istediği tek şey, içindeki mutlak kudretin daima bilincinde olmasını sağlamasıydı."

 

 -Dr. Green Clark - "Evrenin Sırlarına Ulaşabilen İnsan" adlı, Walter Russel hakkındaki kitabından.

 


Dost Can Deniz'in

Remzi ve DNR'da Çok Satanlar

arasına giren ilk kitabı

"Cesur Sorular"

 

 

kitapçılarda...

 

İhsan Yılmaz - Hürriyet:

"Kişisel gelişim yolculuğuna çıkmaya hazır olun. Bakalım kapağı kapattığınızda kendinizi başlarken gördüğünüz yerde mi olacaksınız?"

 

Ümran Kartal - Radikal Kitap:

"..Eğer "en çok yargıladığınız davranış ve alışkanlıklarınız nelerdir, sizin için farkında olmak ve değişmek ne demek, siz kimsiniz, kendinizi nasıl tanımlarsınız, yaşamınızı hükmen değil de, kendi tercihlerinize göre yaşamış olsaydınız nerede olurdunuz" gibi "cesur sorular"a cesur yanıtlar vermeye hazırsanız, "yaşamın iliğini emmek" gibi bir meseleniz varsa alın bu kitabı elinize ilk sorudan başlayın."

 

Bozkurt Işıklar - Haftalık Dergisi:

"... Bu soruları kendinize sorun. Her sorunun cevabı hayat yolunuzu aydınlatan yeni bir ışık olacak..."

 

 

Cesaretle İlerlemek

"Yapmak İstediklerinizle

 Sizin Aranızda Ne Var?"

2 Günlük Seminer

28 - 29 Şubat 2004

Sunan Dost Can Deniz

"Cesaretle İlerlemek – İstediğimiz yaşamı yaratmak" adlı seminer çalışması ile artık engellerin önünde durmayı bırakarak istediğiniz gibi bir yaşam yaratmak için harekete geçebileceksiniz.

Bu uygulamalı çalışmada, yaşamınızda ulaşmak istedikleriniz, hayalleriniz ve en yüksek potansiyeliniz ile aranızda duran ve harekete geçmenize engel olan şeylerle tanışacak ve onlara rağmen nasıl cesaretle ilerleyebileceğinizi araştıracak, teknikler öğreneceksiniz.

Bu seminer, cesaret hakkındadır, korku değil! Yapılacak çalışma herhangi bir biçimde psikolojik korkulara, fobilere veya paniklere yönelik değildir. Amacımız, yaşamda ileri gitmenin yollarını araştırmak. AMACIMIZ İLERLEMEK!

Kayıt için: (212) 291 28 71 Bir Kültür Sanat


Ne Dediler?

Nil Karamehmet (Yönetici)

Bir kaç seminere katıldım. Katıldıklarım içinde en iyilerinden bir tanesi idi. Duygu ve ayıramadığım adlandıramadığım düşüncelerimi, içi yapımı tanımamda çok yol kat etmemi sağladı.

Zafer Çiçek (Sanayici, Kimya Mühendisi)

Gayet memnun ayrılıyorum. Ortam çok pozitifti. Yaşam kaliteme +1 puan daha kattığıma inanıyorum. Kendimi geliştirme yönündeki çalışmalara biraz daha ışık tutulduğunu hissettim.

Başar Sanin (Mühendis)

Kendimi tanıma, katkıda bulunma, destekleme yolunda bir adım attım. Kendimi ve yapabileceklerimi keşfetme yoluna çıkma cesareti edindim. Çok memnunum. Teşekkürler.

Nedret Kuşçulu (Doktor)

Bilgi, enerji, ve huzur. Bilgiler doğrultusunda takip edebileceğim yolun tanımı. Evet, her türlü beklentim karşılandı.

Kayıt Ve Detaylı Bilgi için:

Bir Kültür Sanat Merkezi

(212) 291 28 71 (Banu Gürün)

 

Haftanın Alıştırması

Eyleme Geçin!

Peki sizin ulaşmak istediğiniz hedef, o gerçekleştirmek istediğiniz büyük projeniz ne? O büyük korkutucu hedef, sizi yazımda bahsettiğim derslerle yüzleştirmesinden korktuğunuz, "yav keşke, ama nerdeeee..." dediğiniz şey ne? Hangi hayaliniz bekliyor zihin dolabınızın arka raflarında? Bu hayali, rüyayı alıp da onu bir proje haline getirmenin zamanı gelmedi mi artık?

Gerçekten de hayallerle projeler arasında ciddi bir fark vardır. Hayaller hayal edilir, projeler ise gerçekleştirilir. Şu anda kullanmakta olduğunuz her alet, gözünüzün önündeki ekran, masanızın üzerinde duran kitap, satın olduğunuz hizmetler, şu anda içinde bulunduğunuz bina bir zamanlar birilerinin projeleriydi.

Gelelim sizden bu hafta ne rica ettiğime: Ne zamandır "şunu yapsam iyi olacak" hatta daha da ötesi "şunu yapmak istiyorum" dediğiniz bir şeyi proje haline getirmeniz. Ancak tabi ki bir projenin başarılı olması için şart olan şu aşağıdaki maddeleri de yerine getirerek:

1. Bir zaman sınırı koyun. Yani "ben bir kitap yazıyorum, ne zaman biterse" veya "sergimi resimlerim mükemmel olunca açacağım" derseniz, o kitap bitmez, o sergi açılmaz. Bir tarih koymak zorundasınız.

2. Sizi odakta tutacak, kendinize verdiğiniz sözlerden sorumlu tutacak birini bulun. Bu bir koç veya yakın bir dostunuz, hatta karşılıklı birbirinize destek olacağınız bir başka "proje sahibi" olabilir.

3. Bir başlangıç tarihi belirleyin. Ve o tarihe uyun. Ne zaman bitireceğinizi bilmek yetmez, mantıklı bir süre önce de başlamanız lazım projeye.

4. Sınırlar belirleyin. Örneğin kitap üzerinde çalıştığınız zamanlar sizi kimse rahatsız edemesin. Örneğin projeniz 10 kilo vermekse, sizi haftanın her akşamı kebapçıya davet eden arkadaşlarınıza "hayır"deyin. Projenizi hangi sınırlar gerçekçi kılardı?

5. Çalışırken sizi canlandıracak aralar planlayın. Durmadan çalışırsanız, sonuca ulaşmadan tükenirsiniz.

6. Ve her şeyden önemlisi, bu projeden ne beklediğinizi, bu projenin size ne gibi faydalar sağlayacağını iyi belirleyin ve aklınızdan çıkarmayın, özellikle ilerlemek zorlaştığında.


 

"Yaşam, yetenek ve lütuflarımızın bir kutlaması olarak yaşanmalı"

 

Bu, Dost Deniz'in ve MareFidelis Yaşam Koçluğu, Eğitim ve Danışmanlık’ın  vizyonu. Dost önce Endüstri Mühendisi, sonra İşletme “Master”ı oldu. Bankacı oldu, yöneticilik yaptı. Yöneticiliğin aslında kendini yönetmek demek olduğunu fark edince kendi içine doğru uzunca bir yolculuğa çıktı. Bu yolculukta üç tutkusuyla tanıştı: Kendi potansiyelinin sınırlarını araştırmak, başkalarına da bunu yapmaları için yardım etmek ve her alanda özgürleşmek. Bunları kendi yaşamının gerçeği haline getirmek ve vizyonunu gerçekleştirmek için kurumlara, profesyonellere, sanatçılara, yöneticilere, ve yaşamını bir kutlama haline getirmek isteyen bütün cesur insanlara yaşam koçluğu yapıyor. Bunu yaparken de Graduate School Of Coaching’den aldığı, yaşam, şirket ve liderlik koçluğu eğitiminden yararlanıyor. Dost ayrıca Gestalt Institute Of Cleveland'dan Gestalt Grup Terapisi ile EATA'dan Transaksiyonel Analiz eğitimleri de kullanıyor. Yolculuk ise devam ediyor.

 


Kişisel Bir Yaşam, MareFidelis Yaşam Koçluğu'nun haftalık elektronik yayım organıdır. Her hafta salı gecesi yayımlanır ve binden fazla okuyucumuza e-posta yoluyla ulaştırılır. Dergide yayımlanan bütün yazılar aksi belirtilmedikçe Dost Can Deniz tarafından yazılmıştır.

 

Bu dergiyi istediklerinize bütünlüğünü bozmadan iletebilir, kaynak belirterek ve www.marefidelis.com web sitesine link vererek alıntı yapabilirsiniz.

 

© 2004 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır.

İlk kitabımı yazmak ve yayımlatmak, yaşamımın en önemli deneyimlerinden biri olduğu kadar, en büyük derslerini de getirdi bana... Bu aldığım derslerden en önemli on tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum:

1. Eğer kafana koymuşsan yaparsın. Bakıyorum da eski tuttuğum günlüklere, "hedef" bildirgelerine, kendi kendime yazdıklarıma, hepsinde bir "yazmak" teması var. Hatta bir bankacı olarak çalışırken ve yaşamımı finans piyasalarında geçireceğime inanırken bile. Sadece ne yazacağımı bilememişim! Yani aslında yapmak istediğin belki de bir işten ve meslekten farklı veya fazlasıdır, ve sen ne iş yaparsan yap, amacını gerçekleştirebilirsin.

2. Kendi kulağından çekiştirmektense, taşıyıcı ortam/sistemler tasarlamak, hedefe varmayı daha kolay kılar. Ne zamandır kitap yazmak istiyordum. Ama kendime "bu kitabı yazmanı sağlayacak nasıl bir ortam, yapı kurabilirsin kendine?" diye sorana kadar bu e-dergiyi yazmak aklıma bile gelmemişti. Hatta düşününce, okuduğum kitaplardan danışanlarıma kadar herkes benim bu kitabı yazabilmem için çalıştı. Onun için eğer sizin için önemli bir hedefiniz varsa, yapabileceğiniz en iyi şey sizi bu hedefe taşıyacak ortam ve sistemler tasarlamak. Ayrıca bu ortamların sizi çok farklı şekillerde beslemesine de hazır olun.

3. Mesajları ve evrenini dinle. Bir danışanıma e-dergiden alıştırmaları çıkarmayı düşündüğümü söylediğimde şiddetle karşı koydu, çünkü ona göre en fazla yararlandığı şey onlardı bütün e-dergide... Bu düşünceyle oynarken ortaya çıktı "Cesur Sorular" fikri... Kitap yazmaya karar verdiğimde ilk düşüncem sorular üzerine bir kitap değildi. Çok daha farklı bir fikir çevresinde düşünüyordum kitabı. Kafamda ciddi bir "yanıtlar kitabı" yazmak vardı. Ancak bu bahsettiğim konuşma çok daha farklı bir boyuta çıkardı düşüncemi... O konuşma olmasa hala araştırma yapıyor olabilirdim!

4. Plan yapmalısın, ama bil ki hiç beklediğin gibi olmayacak. Tabi ki hedef belirlemek yetmez, eyleme geçmeniz gerekecek. Ve eyleme geçmemize yardımcı olacak planlar yapmalısınız. Tabi ki hedefinize ulaştığınızda nasıl olacağı, nasıl ilerleyeceğiniz, ne zaman ulaşacağınız, nasıl tepkiler alacağınız konusunda sizi ileri taşıyan görüntüler olsun zihninizde. Ama sakın bunlara bağlanmayın. Çünkü süreç büyük ihtimalle hiç beklediğiniz gibi olmayacak. Kafanızdaki imajlarda ısrarcı olursanız gözünüzün önündeki fırsatları kaçırabilirsiniz.

5. Yola çıkıyorsanız derslere hazır olun. Hem de ne dersler! Kendi gölgemi başka hiç bir şekilde bu kadar yakından tanıyamazdım herhalde... Bütün sonuç bağımlılıklarım, beklentilerim, mükemmeliyetçiliğim, hayallerim, karamsarlığım, iyimserliğim, olduğu gibi gözlerimin önüne serildi... Şimdi oturup da bu dersler üzerinde çalışıyorum. Öğrenecek ne çok şey var!

6. Önceliklerinizi iyi belirlemek zorundasınız. Eğer yola çıkarken hiç bedel ödemeyeceğinizi sanıyorsanız, kötü bir sürprize doğru ilerliyorsunuz demektir. Bedeller ödeyeceksiniz. Bu bedelleri kolay hazmetmenin yolu daha yolun başında en azından bu süreç için önceliklerinizi iyi belirlemek... Yolculuk sırasında testler olacak, bu testlerden geçmeye istekli olmazsanız, ilerleyemezsiniz.

7. Yola çıktıktan sonra sakın durmayın. Eğer durursanız, bir saniye bile tereddüt ederseniz, hedefe ulaşma şansınızı yarı yarıya azaltırsınız. Yolun başında kendinizi adayın, ve ne olursa olsun gözünüzü hedeften ayırmayın.

8. Aslında ne istediğini bilmezsen işin var! Diyelim ki hedefine ulaştın. Kitabı yazdın. İşi kurdun. Genel müdür oldun. Bir ailen oldu. Üniversiteyi bitirdin. Sergi açtın. Bodrum'a taşındın. Kafe açtın. Yoga öğretmeni oldun. Peki neden? Ne deneyimlemeyi bekliyorsun bunun sonunda? Bu hedefin sana yaşatmasını beklediklerin neler? Ve gerçekten inanıyor musun bu duyguları yaşayacağına hedefine ulaştığında? Her ".............istiyorum" dediğinde bir de demediğin "çünkü............" sü var işin, bunun farkında olmazsan işin iş! Eğer peşinde koştuğun hedefin hangi değerlerini ifade ettiğini, hangi ihtiyaçlarını karşılamasını beklediğini bilmezsen, hiç bir şeye ulaşmamış gibi hissedebilirsin sonunda...

9. Yargı ve yorumlara hazırlan. Eğer hedef belirlersen bil ki hedef olacaksın. Çünkü ister kitap yaz, ister iş kur, ister taşın, eyleminle kendini insanların önüne koyuyorsun. Eğer sunduklarının veya yaptıklarının herkes tarafından onaylanmasını bekliyorsan, her okuduğun olumlu yorumla göklere uçacak, her olumsuz yorumla bunalıma girecek, kendini savunmak ve açıklamak isteyecek, veya karşı saldırma ihtiyacı hissedeceksen, yani bu hedefini varlığının bir teyidi, kendi yeterliliğinin bir onayı haline getireceksen, fırtınaya tutulmuş küçük bir kayıktan farkın kalmayacak. Bu ihtiyaçlarını kendi içinde karşılamanın yollarını araştırmaya bak ki, yargı ve yorumlarla layığı ile, yani onların içindeki kendi faydanın peşinde olarak ilgilenebilesin. Yani aslında başarısızlıktan daha çok başarıya karşı hazırlanman gerekecek.

10. Bu son değil. Hedefine ulaştığında bir süre kutlama yapmaya hazırlan. Daha sonra da hedefsizliğin boşluk, belirsizlik ve anlamsızlığına. Ama bir süre sonra "peki, daha ne yapabilirim?" diye soracaksın. Daha öteye uzanmak isteyecek, sınırlarını test etmek isteyeceksin. Bu hedefe doğru çalışırken hissettiklerin tekrar çağıracak seni, ve o zaman anlayacaksın "önemli olan yolculuk" lafının ne anlama geldiğini.

Bonus madde. Ne yaparsan yap, bütün bu maddeleri uygulamasan bile bu maddeyi unutma: Bütün bu süreçten keyif almaya bak. Eğer keyif almıyorsan, neden yapıyorsun ki?

 

Başa Dön