Bu mesajı düzgün okuyamıyorsanız,  http://www.marefidelis.com/ezine/mfsayi53.htm adresini ziyaret ediniz.

Derginizi bastırabilmek için  buraya tıklayınız.

 Kişisel Bir Yaşam #52             İnsan, Yaşam ve Değişim Üzerine Bir E-Dergi         12 Ağustos 2003

 
 marefidelis.com     arşivler    abone ol    aboneliğimi sil    yaşam koçluğu    bize ulaşın

© 2003 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır. Bu dergide yayımlanan bütün yazıların tek sahibi Dost Can Deniz'dir.


 
Haftanın Yazısı:

Hata Yapacak Kadar Mükemmel Değilim...

Dost Can Deniz

 

Haftanın Sözü:

"Her şey hakkında birşeyler, ve bir şey hakkındaki herşeyi öğrenmeye çalışın"

 

      -Thomas H. Huxley 1825-1895

SEMİNER

ODAKLANMA (Focusing)

"Vücudumuzun Bilgeliği İle Tanışma"

 

Dr. Atsmaout PERLSTEIN, Ph.D.

Klinik Psikolog

International Focusing Institute, NY, USA

Israil Koordinatörü

12-13-14  Eylül  2003


Kaç kere “Ben böyle olacağını biliyordum, içimdeki sesi dinlemeliydim” dediniz?  Mantıksal zihninizin söylediklerini dinlediniz, ama aslında “içinizdeki bir şey doğrusunu biliyordu!

Çoğumuz bu tanıması ve tanımlaması zor, subtil, belirsiz, gizemli hislerimize bırakın anlam vermeyi, kulak vermekte zorluk çekeriz. Fakat bu belirsiz duyguları onların içindeki bilgelik ve gerçeğin yaşamınızı aydınlatmasına ve yol göstermesine yardımcı olacak şekilde nasıl dinleyeceğinizi öğrendiğinizi hayal edin.

Chicago Üniversitesi profesörlerinden Dr. Eugene T. Gendlin tarafından geliştirilmiş  Focusing, yaşamınızda ortaya çıkan durumlara bütün benliğinizin bilgeliğiyle yanıt vermenize izin veren vücuda dayalı, içe karşı saygılı bir öz farkındalık  metodudur.  Bütün öğrenme deneyimi teori, görsel sunum, deneyimsel alıştırmalar ve uygulamayı içerir. Focusing problemli etkileşimleri yaratıcı etkileşimlere dönüştürür.

Focusing, size şu alanlarda yardımcı olabilir:

uGerçekten ne hissettiğinizi ve ne istediğinizi anlayabilirsiniz.

uİç kritik ve kafa karışıklığı gibi “düşmanları” güçlü yandaşlara dönüştürebilirsiniz.

uTerapi ve şifa sürecinizi tekrar başlatabilir veya derinleştirebilirsiniz.

uİş ve özel yaşamınızda güvenle daha iyi kararlar verebilirsiniz.

uDaha net, daha güçlü, daha derin, daha siz gibi yazabilir, resim yapabilir, çalabilir, rol yapabilir, diğer yaratıcı faaliyetlerde bulunabilirsiniz.

uKendinizi gerçekten olduğunuz gibi sever ve kabul edersiniz.

uVücudunuza, ruhunuza ve kalbinize güven geliştirebilirsiniz.

uDevamlı tekrar eden duyguların ve düşüncelerin atlı karıncasından inebilirsiniz.

uKendi içinizdeki olumlu ve yaratıcı yaşam enerjisine ulaşabilir ve onu desteklersiniz.

uKendi psikolojik sağlığınızın sorumluluğunu alabilirsiniz.

uFiziksel rahatsızlıkların iyileşmesi sürecine yardımcı olabilirsiniz.

uYaşamınızda artan kolaylık, güç, neşe deneyimleyebilirsiniz.

Eğitmen:  Dr. Atsmaout PERLSTEIN, Ph.D., klinik psikolog, merkezi New York’ta bulunan The Focusing Institute’un (www.focusing.org ) Israil Koordinatörü ve uluslararası bir konuşmacı ve seminer yöneticisidir. Dr. Perlstein, bireyler ve çiftler için özel psikoterapi seansları dışında iş dünyasına empatik ve etkin iletişim, kara verme, çatışma giderme vb. konularda seminerler ve dersler vermektedir.

Focusing tekniği hakkında daha detaylı bilgiyi www.focusing.org adresinden, seminer hakkındaki bilgiyi ise buradan alabilirsiniz.

Haftanın Alıştırması

Eyleme Geçin!

Geçen haftanın uzun mu uzun alıştırmasından sonra bu hafta daha kısa bir alıştırma ile karşınızdayız. Ama tabi ki kısa, kolay demek değil!

Bu hafta hatalar karşısındaki tutumumuza bakıyoruz. Amacım size bundan sonra karşılaştığınız hatalardan en iyi şekilde yararlanmanızı sağlamak.

Şu anda başa çıkmakta zorlandığınız, veya size ağır gelen bir hatanız var mı? Güzel. (Eğer yanıtınız hayırsa elinizdeki portakal mı limon mu bir bakın!).

O zaman bu hata için aşağıdaki soruları yanıtlamanızı rica ediyorum:

u Bu hatadan ne öğrendiniz?

u Bunu daha önce biliyor muydunuz?

u Sahip olduğunuz bilgiyle yapabileceğinizin en iyisini yapıyor muydunuz?

u Hata yapıldığında hangi problemler yaratıldı?

u Bu problemleri düzelttiniz mi?

u Bunu daha önce biliyor muydunuz?

u Bu hatayı başka biri yapsaydı affeder miydiniz?

u Kendinizi affedecek misiniz?


Faydalı Linkler

u Öğrenci Koçluğu: Bir öğrencinin başarılı olmak için çoğu zaman özel ders almaktan daha fazlasına ihtiyacı olabilir. Türkiye'nin ilk  öğrenci koçlarından olan Aylin Kafalı, öğrencilerin kıyasıya rekabetin hüküm sürdüğü öğrenim yaşamında kendilerini kaybetmeden, sistematik bir biçimde gerçek başarıya ulaşmalarına yardımcı oluyor. Kendisi ve hizmetleri hakkında detaylı bilgiyi buradan edinebilirsiniz.


 

Dost Deniz, bu derginin yazarı ve Mare Fidelis Life Coaching/Kişisel Danışmanlık’ın kurucusu ve baş danışmanı. Dost önce Endüstri Mühendisi, sonra İş İdaresi Master’ı oldu. Bankacı oldu, yöneticilik yaptı. Yöneticiliğin aslında kendini yönetmek demek olduğunu fark edince kendi içine doğru uzunca bir yolculuğa çıktı. Bu yolculukta üç tutkusuyla tanıştı: Her anını farkında ve o andan en fazlasını alarak yaşamak, başkalarına kendilerine yardım etmeleri için yardım etmek ve özgür olmak. Bunları Life Coaching/Kişisel Danışmanlık yoluyla kendi yaşamının gerçeği haline getiriyor. Bunu yaparken Graduate School Of Coaching ve Graduate School of Corporate Coaching’den aldığı Master Coach eğitiminden ve kişisel ve iş yaşamlarında fark yaratmalarına yardımcı olduğu bir çok danışan deneyiminden yararlanıyor. Yolculuk ise devam ediyor.


Kişisel Bir Yaşam, MareFidelis Yaşam Koçluğu'nun haftalık elektronik yayım organıdır. Her hafta salı gecesi yayımlanır ve binden fazla okuyucumuza e-posta yoluyla ulaştırılır. Dergide yayımlanan bütün yazılar aksi belirtilmedikçe Dost Can Deniz tarafından yazılmıştır.

 

Bu dergiyi istediklerinize bütünlüğünü bozmadan iletebilir, kaynak belirterek ve www.marefidelis.com websitesine link vererek alıntı yapabilirsiniz.

 

© 2003 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır.

"Kendi yaşamımda bir yolcu olmak istemiyorum" diyen Diane Ackerman'a katılmayanımız var mıdır acaba? Hangimiz yaşamımızın direksiyonunun kendi ellerimizde olmadığını ara sıra hissetmeyiz ki? Hangimiz hem kundakçı hem de itfaiyeci gibi hissetmeyiz zaman zaman? Kontrol altına almaya çalıştıkça kontrolü kaybettiğimizi görürüz. Ama yine de kontrol etmeye çalışmaya devam ederiz, başkalarını, çevremizi, hayatı.

Yaşam bunun gibi paradokslarla dolu. Zoru göze alıp da yaşamımızı basitleştireceğimize, kolaya kaçıp işleri karmaşıklaştırıyoruz çoğu zaman. Sonra da bütün bu kavramları istediğimiz gibi, işimize geldiği gibi birbirine karıştırıyoruz. Öyle bir karıştırıyoruz ki ne biz ne de bir başkası işin içinden çıkamıyor.

En çok birbirine karıştırdığımız kavramlardan biri de hata yapmakla başarısız olmak. Korkularımız olsa da istediğimiz yaşamı nasıl yaratabileceğimizi tartıştığımız Cesaretle İlerlemek Seminerleri'nde en ateşli tartışmalar ve en büyük açılımların biri de bu iki kavram çevresinde gerçekleşir. Çünkü hepimiz, başarılı olmanın ön koşullarından birinin hata yapmamak olduğu gibi gayet anlamsız ve işe yaramayan, işe yaramayı geçtim ciddi biçimde zararlı bir virüsle beraber yaşıyoruz. Çünkü isteğimizin aksine, hata yapmamaya çalıştıkça yaşamımızın direksiyonunu elden kaçırıyoruz.

Ünlü hokey oyuncusu Wayne Gretzky, "çekmediğim şutların yüzde yüzü gol olmaz" diyor. Nereden bu fikre kapıldıysak, yapacağımız bir hatanın sanki hayallerimizin sonu olacağı gibi bir hisse sahibiz. O hatayı taşımak bize o kadar ağır gelecek ki bu yükle tekrar kalkıp amacımıza doğru ilerlemek sanki imkansız olacak. O yüzden mümkün olduğunca yola çıkmamak, yola çıkmak için de binlerce kez planı gözden geçirip "hata yapılmayacak" kadar mükemmel hale getirmek, birinci önceliğimiz.

Size bir haberim var: Hata yapacaksınız! Ancak şunu unutmayın, yaşamda çok az kişi sizin kaç tane hata yaptığınızla ilgilenir. Onların merak ettiği, sizin sonuçlarınızdır. İkinci Dünya Savaşı'nı, Pearl Harbour'a rağmen, bütün kıta Avrupası'nın işgal edilmesine rağmen müttefikler kazanmıştır. Kurtuluş Savaşı'nda top seslerinin Ankara'dan duyulduğunu okumadık mı hepimiz?

Stewart Emery, Actualizations: You Don't Have to Rehearse to Be Yourself adlı kitabında yaşamda hatalar karşısında takındığımız tavrı çok güzel bir örnekle anlatır. Anlattığına göre bunu Honolulu'ya yaptığı bir uçak yolculuğunda öğrenmiş. Uçak şirketi gereğinden fazla bilet sattığı için bu yolculuğu kokpitte yapmak durumunda kalan Emery, pilotun "Atıl Kılavuz Sistemi" (pilotlar çevirimi affetsin!) diye adlandırdığı bir gösterge fark etmiş. Amacı, uçağı tahmini varış zamanına beş dakika kala Hawai'deki iniş pistinin bin yardalık çapına sokmak olan sistem, uçak rotadan belirli bir yüzde ayrıldığı zaman yönü tekrar düzenliyor. Pilot, "yolculuğun %90'ında hatalı olsak da" Hawai'ye zamanında ulaşacaklarını anlatmış.

Emery diyor ki "öyleyse buradan gitmek istediğimiz yere giden yol bir hatayla başlıyor, ve bizim o hatayı düzelymek için yaptığımız şey bir sonraki hata oluyor, ve o hatayı da düzeltmek için yaptığımız bir sonraki hata... Yani doğru yolda olduğumuz nadir zamanlar, doğru yolla kesiştiğimiz zaman oluşuyor".

Ben daha da ileri gideceğim. Bu yolda bizim doğru yapabileceğimiz tek şey belki de "hata yaptım" demek. Çünkü bizi buradan istediğimiz noktaya gidebilmek için doğru yapmamız gereken tek şey o. Susan Jeffers diyor ki "yaşamdaki önemli beceri yanlış bir karar vermemek için endişelenmek değil, ne zaman düzeltmen gerektiğini bilmektir".

Ancak biz, "hata yapmamayı" tercih ediyoruz. Hata yapmak yerine hedefimize ulaşamamak bizim için yeğ. "Hata yaptım" dememek için daha azına razı oluyoruz, istediğimizden başka şeylere razı oluyoruz, gerçekleri görmekle harcayacağımız enerji, zaman ve kaynakların bir kaç katını harcamaya razı oluyoruz. Portakal almak için yola çıkıp eve geldiğinizde yanlışlıkla limon aldığınızı gördüğünüzde bu limonların portakal olduğunu iddia eder misiniz? Ya aslında portakal değil de limon istediğinizi? Yada limonların aslında protakaldan daha tatlı olduğunu, veya portakalların aslında sizin için kötü olduğunu? Veya (en sevdiğim de bu) "demek ki benim için en hayırlısı buymuş, limon yemem lazımmış" deyip de dişlerinizi kamaşa kamaşa limona geçirir misiniz?

Malesef yaşam karşısındaki tutumumuz genelde bu şekilde. "Hata yapmamak" için limon yemeye razı oluyor, bunun da iyi bir şey olduğunu iddia ederek hatamızı iki katına çıkarıyoruz belki de. Bu hata yapmayan şirketlere, çalışanlara, fon yöneticilerine, ailelere, yöneticilere, politikacılara neler olduklarını okuyoruz gazetelerde. Ve ben iddia ediyorum: Başarılı olmanın tek yolu, hata yapmaktır!

Eğer uzun zamandır hata yapmadıysanız dikkat edin: Ya limon yiyorsunuz, ya da portakal almaya gider de ya limonla dönersem diye evden bile çıkmadınız, aç oturuyorsunuz!

 

Başa Dön

 

"Yaşam, yetenek ve lütuflarımızın bir kutlaması olarak yaşanmalı"