İnternette okumak için http://www.marefidelis.com/ezine/mfsayi45.htm adresini ziyaret ediniz.

Derginizi bastırabilmek için  buraya tıklayınız.

 Kişisel Bir Yaşam #45             İnsan, Yaşam ve Değişim Üzerine Bir E-Dergi          10 Haziran 2003

 
 marefidelis.com         arşivler     abone ol    aboneliğimi sil     yaşam koçluğu     bize ulaşın

© 2003 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır. Bu dergide yayımlanan bütün yazıların tek sahibi Dost Can Deniz'dir.

 

KAMPANYA! Hedefimizi gerçekleştirmemize ve kimsesiz çocuklara yardımcı olun!

Kişisel Bir Yaşam e-dergimizle mümkün olduğunca çok insana ulaşırken kimsesiz çocuklara da destek olmak istiyoruz. Bu amaçla 26 Mart 2003'ten 31 Aralık 2003 tarihine kadar dergimize katılan her yeni abone için Çocuk Esirgeme Kurumuna 250,000 TL bağış yapacağız. Yani, örneğin 10,000 yeni abonemiz olursa, toplam 2.5 milyar TL bağış yapmış olacağız. Bu e-dergiyi arkadaşlarınıza ve mensubu olduğunuz e-gruplara göndererek bize ve çocuklara destek olur musunuz?

 

Bu sayıyı size bir arkadaşınız mı gönderdi? Bir e-gruptan mı aldınız?
Derginizin her salı size teslim edilmesini garantiye almak ve kimsesiz çocuklara destek olmak için buraya tıklayarak websitemizden abone olunuz.

 

Haftanın Yazısı:

Sevdiğiniz şeyi yapmayın...

Dost Can Deniz

Haftanın Sözü:

"Hiç bir zevk, felsefe, hiç bir bedensel haz, hiç bir yer veya güç, hiç bir maddi başarı,  iyi amaçlar için yaşamak, bütünlüğü sürdürmek ve öz onayını kalıcı kılmak kadar içsel doyum bir an için bile veremez."

    -Minot Simons


SEMİNER

 

ODAKLANMA (Focusing)

"Vücudumuzun Bilgeliği İle Tanışma"

 

Dr. Atsmaout PERLSTEIN, Ph.D.

Klinik Psikolog

International Focusing Institute, NY, USA

Israil Koordinatörü

27-28-29  Haziran  2003


MareFidelis Yaşam Koçluğu ve Danışmanlık, Bir Kültür Sanat Merkezi  işbirliği  Odaklanma/Focusing eğitimini Türkiye’ye getiriyor.

Kaç kere “Ben böyle olacağını biliyordum, içimdeki sesi dinlemeliydim” dediniz?  Mantıksal zihninizin söylediklerini dinlediniz, ama aslında “içinizdeki bir şey” doğrusunu biliyordu!

Çoğumuz bu tanıması ve tanımlaması zor, subtil, belirsiz, gizemli hislerimize bırakın anlam vermeyi, kulak vermekte zorluk çekeriz. Çoğu zaman onları irrasyonel ve aptalca diyerek dikkate almayız. Fakat bu belirsiz duyguları nasıl davet edebileceğinizi ve onların içindeki bilgelik ve gerçeğin yaşamınızı aydınlatmasına ve yol göstermesine yardımcı olacak şekilde nasıl dinleyeceğinizi öğrendiğinizi hayal edin.

Chicago Üniversitesi profesörlerinden Dr. Eugene T. Gendlin tarafından geliştirilmiş  Odaklanma, yaşamınızda ortaya çıkan durumlara bütün benliğinizin bilgeliğiyle yanıt vermenize izin veren vücuda dayalı, içe karşı saygılı bir öz farkındalık  metodudur.  Bütün öğrenme deneyimi teori, görsel sunum, deneyimsel alıştırmalar ve uygulamayı içerir. Odaklanma problemli etkileşimleri yaratıcı etkileşimlere dönüştürür.

ODAKLANMA: Vücudumuzun Bilgeliği ile Tanışma, odaklanmanın ve dinlemenin adımları ve becerileri ile, derinlemesine uygulamalar yoluyla özel  ve profesyonel  yaşamınızda nasıl uygulayabileceğinizi öğreneceğiniz iki buçuk günlük bir seminerdir. Dr. Gendlin’in araştırmaları,  bir teknikten öte bir yaşam felsefesi olarak  kabul gören bu yöntemin kalıcı ve etkin değişim üzerinde esaslı bir etkisi olduğunu göstermiştir. Focusing danışmanlık, psikoterapi, iş idaresi, sağlık hizmetleri, eğitim, güzel sanatlar, yaratıcılık ve daha bir çok alanda kullanılmaktadır.

Bu seminer aynı zamanda, profesyonel odaklanma uygulayıcısı ve/veya eğitmeni olmak isteyenleri sertifika almaya götürecek eğitim programının ilk ayağıdır. Sertifikalı uygulayıcı /eğitmen olmakla ilgilli detaylı bilgi seminerde verilecektir.

Eğitmen:  Dr. Atsmaout PERLSTEIN, Ph.D., klinik psikolog, merkezi New York’ta bulunan The Focusing Institute’un (www.focusing.org ) Israil Koordinatörü ve uluslararası bir konuşmacı ve seminer yöneticisidir. Otuz yıl ABD’de yaşadıktan sonra 1999 yılında Tel Aviv’de Focusing Merkezini kurmak üzere Israil’e yerleşen Dr. Perlstein, bireyler ve çiftler için özel psikoterapi seansları dışında iş dünyasına empatik ve etkin iletişim, kara verme, çatışma giderme vb. konularda seminerler ve dersler vermektedir.

Türkiye Temsilcisi ve Koordinatör Adayı:  Dost Can Deniz, MBA, Master Life Coach, MareFidelis Yaşam Koçluğu, Eğitim ve Danışmanlık’ın kurucusu ve baş danışmanı, Focusing Institute Türkiye Koordinatör adayıdır.

KATILIMCI SAYISI MAKSİMUM 20 KİŞİDİR

Seminer Tarihi :

27 Haziran - Cuma 19.00-22.00

28 - 29  Haziran - Cumartesi, Pazar 10.00-17.00

Seminere katılmak ve daha detaylı bilgi almak için Bir KSM ile irtibata geçiniz.

212 - 291 2871(4hat)

bir@birsanat.comwww.birsanat.com


Haftanın Alıştırması

Eyleme Geçin!

Jennifer White diyor ki "Hayatınızda nede çok iyisiniz? Kalbinizin derinlerinde bunun ne olduğunu biliyorsunuz. Keskin zekanız olabilir. Zor durumlardaki liderliğiniz belki. Herhangi birini ne olursa satabileceğinizi bilmeniz... Bunu çoğu zaman göremezsiniz, çünkü doğal olarak iyi yapmaktasınızdır. Burnunuzun dibindedir, ve biz burnumuzun ucunu göremeyiz."

Bu hafta burnunuzun ucuna bakmanızı istiyorum. Bu hafta kağıt kalemi çıkarın, ve aşağıdaki soruları yanıtlayın:

1. Neyi yapmak sizin için en doğal ve kolay? Müşterileriniz, çalıştığınız şirket size ne için para ödüyor? (Eğer sattığım yaşam sigortası için diyorsanız yanılıyorsunuz, ne yapıyorsunuz da bunu sizden alıyorlar, ne veriyorsunuz onlara?)

2. Sizi değişik ortamlardan tanıyan en az beş kişiye sorun: Onlara göre en iyi yaptığınız şeyler nelerdir? Yıllık performans değerlendirmelerinde iyi yönleriniz arasında sayılan şeyler neler?

3.  Size enerji veren aktiviteler neler? Sizi ne ateşliyor? Ne yaparken kendinizi ve zamanı unutuyorsunuz? Boş zamanlarınızda ne yapmak istiyorsunuz?

4. Başkalarında sahip olduğunuzu bildiğiniz hangi özellikleri görüyorsunuz?

Bu sorularla ortaya çıkan özelliklerinize bakın. Bu özelliklerinizle hemen her işte, evet her işte fark yaratabilirsiniz. Aklınıza gelen bir kaç alakasız iş için her özelliğinizi ve güçlü yanınızı nasıl kullanabileceğinizi yazın şimdi.

En son olarak tekrar bakın listeye. Bu özelliklerinizin en önde gelenlerini kullanarak ustası olabileceğiniz, o ilk bakışta aklınıza gelenler dışındaki şey nedir?


Dost Deniz, bu derginin yazarı ve Mare Fidelis Life Coaching/Kişisel Danışmanlık’ın kurucusu ve baş danışmanı. Dost önce Endüstri Mühendisi, sonra İş İdaresi Master’ı oldu. Bankacı oldu, yöneticilik yaptı. Yöneticiliğin aslında kendini yönetmek demek olduğunu fark edince kendi içine doğru uzunca bir yolculuğa çıktı. Bu yolculukta üç tutkusuyla tanıştı: Her anını farkında ve o andan en fazlasını alarak yaşamak, başkalarına kendilerine yardım etmeleri için yardım etmek ve özgür olmak. Bunları Life Coaching/Kişisel Danışmanlık yoluyla kendi yaşamının gerçeği haline getiriyor. Bunu yaparken Graduate School Of Coaching ve Graduate School of Corporate Coaching’den aldığı Master Coach eğitiminden ve kişisel ve iş yaşamlarında fark yaratmalarına yardımcı olduğu bir çok danışan deneyiminden yararlanıyor. Yolculuk ise devam ediyor.


Kişisel Bir Yaşam, MareFidelis Yaşam Koçluğu'nun haftalık elektronik yayım organıdır. Her hafta salı gecesi yayımlanır ve binden fazla okuyucumuza e-posta yoluyla ulaştırılır. Dergide yayımlanan bütün yazılar aksi belirtilmedikçe Dost Can Deniz tarafından yazılmıştır.

 

Bu dergiyi istediklerinize bütünlüğünü bozmadan iletebilir, kaynak belirterek ve www.marefidelis.com websitesine link vererek alıntı yapabilirsiniz.

 

© 2003 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır.

 

Bize birileri yalan söylüyor!

Evet, gerçekten de birileri bizi fena halde kandırıyor, ve onlar yüzünden yaşamımızı fena halde sıkılmış ve çaresiz yaşıyoruz.

İtiraf ediyorum, bu yalanı ben de söylüyorum bazen. Ama bir açıdan da bakınca tam olarak yalan da değil söylediğim. Sadece bir konuya biraz yan yoldan yaklaşmaya çalışmak yaptığım. Yani aslında yalan değil de, yanılsama diyelim. Bu biz kişisel gelişim uzmanlarının söylediği ortak yalan, yanılsama şu: "Herşeyi bırakın, aslında neyi sevdiğinizi keşfedin. Gerçekte neyi sevdiğinizi keşfederseniz, bütün sorunlarınız sona erecek, yaşamınızın işini bulmuş olacaksınız, para her yönden size akmaya başlayacak, hayat boyu bir daha rahatsızlık, sıkıntı yüzü görmeyeceksiniz."

Bu söylediklerimin birinci önermesi, dediğim gibi, kulağı biraz ters yönden gösterme. İkinci parçası ise kocaman bir yalan. İlk önce ilk parçası ile ilgilenelim:

Neyi sevdiğinizi, neyin sizi mutlu edeceğini aramayı artık bırakın. Eğer bu zamana kadar bulamadıysanız, büyük ihtimalle şimdiden sonra da bulamayacaksınız, veya bulduğunuz zorlama yanıtlar sizi ummadığınız ve istemediğiniz yerlere götürecek. Ben ne seviyorum, beni ne heyecanlandırır sorusuna her seferinde değişmeden ve içinizden fışkırırcasına verdiğiniz bir yanıt yoksa bu sorulara boşuna daha fazla zaman harcamayın.

Onun yerine başka bir soru sorun kendinize: "Benim en iyi yaptığım şey nedir?" Doğal yetenekleriniz, güçlü yanlarınız neler? Bahsettiğim yetenekler, güçlü yanlar Gizli Yetenekler adlı yazımda bahsettiklerim. Artık "ben aslında ne istiyorum, neyi seviyorum" gibi sizi bir yere götürmeyen soruları bırakıp sizin için en doğal olan aktiviteler, en kolaylıkla yaptığınız şeyler, başkalarından en övgü alan özellikleriniz neler, bunları araştırmaya başlayın. Çünkü tutkularınız, çünkü en az direnç göreceğiniz yol, çünkü sizin asıl "parlayacağınız" alan, iş, meşgale, sevgi burada yatıyor.

Evet, gerçekten de söyledim bunu! Bizim kuşağın, özellikle de biraz bohem eğilimli olanların en büyük hayali, bir gün işi gücü bırakıp bir cafe veya bar açmaktı (Şimdilerde yeni akımlar uyarınca bu hayaller biraz değişti!). Bunu yapanlar da oldu gerçekten. Çünkü biz oturup da güzel yemekler yemeyi, yemek ve içki sofralarında uzun, keyifli ve bazen ateşli sohbetler yapmayı seviyorduk. İnsanlarla tanışmak, onları biraraya getirmek çok keyifliydi. "Küçük bir cafe açsam"dı hayali bir çok insanın. Ama gerçekten cafe veya bar açanların çok kısa zamanda öğrendikleri gerçek, bu işin hiç bekledikleri gibi bir iş olmayıp, düpedüz "işletmecilik" olduğu, işletmeciliğin gerektirdiği bilgi, beceri ve yeteneklerin geliştirilip sergilenmemesi durumunda ne bu işten para kazanılacağı, ne de umulan yaşam stilinin yaratılacağı oldu. Keyiften çok baş ağrısıydı bir kafenin getirdikleri. Bu sizin çevrenizdeki birinin, bu veya başka bir girişiminin hikayesine benziyor mu?

Dediğim gibi, bunun yerine neyi iyi yaptığınıza odaklanın. Bir kafe açmaya, ancak "işletmecilik" kuvvetli yönlerinizden biriyse, bu kafeyi başarılı, karlı ve sizi mutlu eden bir yer haline getirecek o güçlü yanlara ve becerilere sahipseniz kalkışın. Bir işi veya girişimi seçerken bunu seçme nedeniniz, onu çok iyi ve keyifli bir biçimde yapabileceğinize olan inancınız olsun, yoksa başka bir şeyden kaçış yolu olarak görmeniz değil. Çünkü eğer kaçış yolu olarak görürseniz eğer, ve o işte başarılı olmanın bütün koşullarını iyice araştırmamış ve bu işi iyi yapabileceğinize kanaat getirmemişseniz yağmurdan kaçarken doluya da tutulabilirsiniz.

Size daha önce söylediğim bir yalanı daha itiraf edeyim. Aslında başarılı olmanın kuralı risk almak falan değildir. Başarılı, "risk alamadığınızda" olursunuz. Bilge Şeker'in dediği gibi ancak siz "risk almayı göze alamazsanız", yani girşiminizde başarılı olmak için gereken herşeyi yerine getirerek ve yapabileceğinizin en iyisini yaparak ilerlerseniz, böylelikle "kumar oynamazsanız" o zaman geriye kalan belirsizliktir yaşamı ileriye götüren. Ancak o zaman güvenle limanı terkedersiniz, çünkü yelkenleri güçlü yanlarınızla, yeteneklerinizle bağlamışsınızdır direklere.

Yeteneklerimiz ve güçlü yanlarımızda yatıyor bizi biz yapacak olan şey, bize o "akımda olma" duygusunu tattıracak şey. Tabi biz çoğumuz güçlü yanlarımızın da farkında değiliz. Bana bundan dört sene önce sorsaydınız, "iyi yaptığım şey finansal piyasalarda alım satım yapmak" derdim. Evet, fena bir trader değildim, ama beni bu konuda iyi yapan şeyler neydi acaba? Belki analiz yeteneği, belki parçaları bir araya getirebilme ve anlamlı bir sonuç çıkarabilme, belki de egomla yüzleşip hatamı kabul ederek zarar küçükken pozisyondan çıkabilme. Belki de zor durumlarda o durumla beraber kalabilmek. Ve hepsinden de önemlisi öğrenme ve birşeyleri iyi yapabilmek için duyduğum azim.

Şu anda, koçluk yaparken hemen hemen aynı şeyleri kullanıyorum. Tabi ki daha önce pek de kullanmadığım, kullandığımda da farkında varmadığım diğer bazı becerilerimi de kullanarak. Mesela düşüncelerimi etkin biçimde ifade etmek. Mesela karşımdakini rahat hissettirebilmek. Mesela iyi dinlemek. Mesela felsefeden aldığım büyük keyif. İnsanı her ne yapiyorsa onda çekici ve cazibe merkezi yapan şeylerden biri de ustalıktır, ve biz ancak güçlü yanlarımızın peşinden gidersek o ustalığa ulaşabiliriz.

Onun için bırakın artık "ben ne istiyorum" gibi sorular sormayı, aslında neyi sevdiğinizi bulmak için boşa enerji harcamayı. Artık "doğru soruları" sorun. "Yetenek deponuzun" köşelerinde, belki her gün kullandığınız, belki de hiç kullanmadığınız o güçlü yanlarınızı gün ışığına çıkarın. Düşünün bir, bunlar boşuna mı verildi size? Jeniffer White'in Work Less, Make More : Stop Working So... kitabında belirttiği gibi "Sevgi, her zaman en iyi yaptığınız şeyi yaptığınızda gelir. Her zaman!"

 

 

 

"Yaşam, yetenek ve lütuflarımızın bir kutlaması olarak yaşanmalı"