İnternette okumak için http://www.marefidelis.com/ezine/mfsayi41.htm adresini ziyaret ediniz.

Derginizi bastırabilmek için  buraya tıklayınız.

 Kişisel Bir Yaşam #41             İnsan, Yaşam ve Değişim Üzerine Bir E-Dergi            14 Mayıs 2003

 
 marefidelis.com         arşivler     abone ol    aboneliğimi sil     yaşam koçluğu     bize ulaşın

© 2003 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır. Bu dergide yayımlanan bütün yazıların tek sahibi Dost Can Deniz'dir.

 

KAMPANYA! Hedefimizi gerçekleştirmemize ve kimsesiz çocuklara yardımcı olun!

Kişisel Bir Yaşam e-dergimizle mümkün olduğunca çok insana ulaşırken kimsesiz çocuklara da destek olmak istiyoruz. Bu amaçla 26 Mart 2003'ten 31 Aralık 2003 tarihine kadar dergimize katılan her yeni abone için Çocuk Esirgeme Kurumuna 250,000 TL bağış yapacağız. Yani, örneğin 10,000 yeni abonemiz olursa, toplam 2.5 milyar TL bağış yapmış olacağız. Bu e-dergiyi arkadaşlarınıza ve mensubu olduğunuz e-gruplara göndererek bize ve çocuklara destek olur musunuz?

 

Bu sayıyı size bir arkadaşınız mı gönderdi? Bir e-gruptan mı aldınız?
Derginizin her salı size teslim edilmesini garantiye almak ve kimsesiz çocuklara destek olmak için buraya tıklayarak websitemizden abone olunuz.

 

Haftanın Yazısı:

Bunu istiyorum, çünkü...

Dost Can Deniz

Haftanın Sözü:

"İnsanın en büyük eylemleri küçük mücadeleler halinde ortaya çıkar. Yaşam, kadersizlik, tecrit, terkedilme ve sefalet, kendi kahramanları olan savaş alanlarıdır - ki bu bilinmez kahramanlar, bazen meşhur kahramanlardan daha büyüktürler."

    -Victor Hugo


Faydalı Linkler

  • Öğrenci Koçluğu: Bir öğrencinin başarılı olmak için çoğu zaman özel ders almaktan daha fazlasına ihtiyacı olabilir. Türkiye'nin ilk  öğrenci koçlarından olan Aylin Kafalı, öğrencilerin kıyasıya rekabetin hüküm sürdüğü öğrenim yaşamında kendilerini kaybetmeden, sistematik bir biçimde gerçek başarıya ulaşmalarına yardımcı oluyor. Kendisi ve hizmetleri hakkında detaylı bilgiyi buradan edinebilirsiniz.

 

Seminer

Cesaretle İlerlemek

24-25 Mayıs

Cesaretle İlerlemek adlı atölye çalışmamız devam ediyor. Mayıs ayı içinde seminerimizin dördüncüsünü yine Bir Kültür ve Sanat Merkezi işbirliği gerçekleştiriyoruz. Her seminer ayrı bir deneyim, ayrı bir macera, ayrı bir keyif.

Bu uygulamalı çalışmada, yaşamınızda ulaşmak istedikleriniz, hayalleriniz ve en yüksek potansiyeliniz ile aranızda duran ve harekete geçmenize engel olan korku ve endişelerinizle nasıl başedebileceğinizi araştıracaksınız. Ve bu korkulara rağmen istediğiniz yaşamı yaratmak için etkin teknikler öğreneceksiniz. Bu seminerle ilgili daha detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

Katılımcıların "bana yeni bir dünya açtı" diye yorumladığı, "duygusal ve ruhsal bütünlüğe yönelik kendimle ilgili yansımalar" bulduğu seminerimize kayıt yaptırmak için 0(212) 291 2871 nolu telefondan Banu Gürün'ü arayınız. Grup dinamiği açısından katılım sayısı sınırlıdır.

 

Daha önceki katılımcılar neler dedi?

Nil Karamehmet (Yönetici)

Bir kaç seminere katıldım. Katıldıklarım içinde en iyilerinden bir tanesi idi. Duygu ve ayıramadığım adlandıramadığım düşüncelerimi, içi yapımı tanımamda çok yol katetmemi sağladı.

Zafer Çiçek (Sanayici, Kimya Mühendisi)

Gayet memnun ayrılıyorum. Ortam çok pozitifti. Yaşam kaliteme +1 puan daha kattığıma inanıyorum. Kendimi geliştirme yönündeki çalışmalara biraz daha ışık tutulduğunu hissettim.

Güler Pınarbaşı (Üçüncü Göz Yayın Yön. - Sahibi)

Birçok seminere katıldım. Küçük büyük. Bu da en güzellerinden biriydi. Cesaret konusunda unuttuklarımı hatırladım. Eyleme geçmem için engel sebepler ortadan kalktı. Teşekkürler!

İpek Gülder Tüzün (Doktor)

Korku hakkında düşünmekten korkmaktan vazgeçiyorum. Bana ilerlemem için yol gösterici. Beklentilerimden daha fazlasını aldım. Karar vermek ve akıllıca risk almakla ilgili bölümleri hayatımın her alanına başarıyla uygulayabilirim.

Aylin Ceyda Ataman (Nar Sağlıklı Yaşam Merkezi)

Çok güzel bir yer ve de çok verimli bir çalışmaydı. Devamının gelmesini dilerim. Bugünkü çalışma yeni bir başlangıç...

Nedret Kuşçulu (Doktor)

Bilgi, enerji, ve huzur. Bilgiler doğrultusunda takip edebileceğim yolun tanımı. Evet, her türlü beklentim karşılandı.

 

Seminerlerle ilgili daha detaylı bilgi ve kayıt yaptırmak için 0(212) 291 2871 nolu telefondan veya bir@birsanat.com adresinden Banu Gürün ile irtibata geçiniz.


Haftanın Alıştırması

Eyleme Geçin!

Bu hafta hedef ve rüyalarınızla çalışıyoruz. Yapmanızı önerdiğim şey, ilk gençliğinizden bu güne kadar kurmuş olduğunuz bütün hayalleri ve sahip olduğunuz bütün hedefleri listelemeniz. Sonra, bu listeyi koyun önünüze, ve her hedef veya hayaliniz için aşağıdaki soruları sorun kendinize:

  • Bu bir "ego" hedefi miydi? Yani bir başkasına veya kendinize bir şey kanıtlamak için sahip olduğunuz bir hayal?

  • Bu hayal size hala uygun mu?

  • Bu hayal sizin miydi, yoksa bir başkasına mı aitti? (Anne babanız, öğretmeniniz, abiniz, patronunuz, akıl hocanız...)

  •  Bu hayali hala istiyor musunuz? Eğer öyleyse, bu mümkün mü? Ve değer mi?

  • Bu hayallerinizden gerçekleşen ve bir kabusa dönüşen oldu mu?

  • Bu hayallerinizden gerçekleşen ve beklediğiniz tatmini vermeyenler oldu mu?

  • Bu hayallerinizden sizin umduğunuz şeklin dışında gerçekleşenler var mı? Onların farkında mısınız?

  • Bu hayallerin hangileri gerçekleşti ve büyük keyif verdi?

  • Bu listenin ve soruların üzerinden geçerek ne öğrendiniz?

Evet, eski hedef ve hayaller listenizde temizlik yapmanın ve yenilerini belirlemenin zamanıdır. Ancak dikkat edin listede kalanlar sizin gerçekten istediğiniz şeyler olsun!


Dost Deniz, bu derginin yazarı ve Mare Fidelis Life Coaching/Kişisel Danışmanlık’ın kurucusu ve baş danışmanı. Dost önce Endüstri Mühendisi, sonra İş İdaresi Master’ı oldu. Bankacı oldu, yöneticilik yaptı. Yöneticiliğin aslında kendini yönetmek demek olduğunu fark edince kendi içine doğru uzunca bir yolculuğa çıktı. Bu yolculukta üç tutkusuyla tanıştı: Her anını farkında ve o andan en fazlasını alarak yaşamak, başkalarına kendilerine yardım etmeleri için yardım etmek ve özgür olmak. Bunları Life Coaching/Kişisel Danışmanlık yoluyla kendi yaşamının gerçeği haline getiriyor. Bunu yaparken Graduate School Of Coaching ve Graduate School of Corporate Coaching’den aldığı Master Coach eğitiminden ve kişisel ve iş yaşamlarında fark yaratmalarına yardımcı olduğu bir çok danışan deneyiminden yararlanıyor. Yolculuk ise devam ediyor.


Kişisel Bir Yaşam, MareFidelis Yaşam Koçluğu'nun haftalık elektronik yayım organıdır. Her hafta salı gecesi yayımlanır ve binden fazla okuyucumuza e-posta yoluyla ulaştırılır. Dergide yayımlanan bütün yazılar aksi belirtilmedikçe Dost Can Deniz tarafından yazılmıştır.

 

Bu dergiyi istediklerinize bütünlüğünü bozmadan iletebilir, kaynak belirterek ve www.marefidelis.com websitesine link vererek alıntı yapabilirsiniz.

 

© 2003 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır.

 

Kendini ve işleyiş şeklini sorgulamak ve kendi içimizde aslında varolduğunu bildiğimiz yanıtları aramak, sorunlarımıza ve hayallerimize yeni bakış açıları yaratmak, bence bir insanın yaşamında yapabileceği en önemli, en meyveli, biraz acıtıcı olabilse de en keyifli çabalardan biri. Benim bir yaşam koçu olarak görevlerimden biri de danışanlarım kendi zihin ve ruhlarının derinlerinde neyi neden yaptıklarını ve bundan sonra ne yapmak istediklerini araştırırlarken elimde el fenerimle yanlarında durmak, ve fenerimi araştırmaya değer görünen noktalara tutmak.

Bence en araştırmaya değer noktalardan biri de aslında hayallerimiz, hedeflerimiz. Hepimizin ulaşmak istediği hedefleri, hayalleri var. Kimsenin hayallerini sorgulama hakkını kendimde görmüyorum tabi ki, ama farketmemiz gereken bir şey var. Herhangi bir hedefinin peşinden koşmuş ve buna ulaşmış bir çok kişinin bileceği gibi bazen ulaştığımız şey, beklediğimiz şey olmuyor. Hangimiz istediğimiz bir şeye ulaştıktan ve ilk zafer sarhoşluğu geçtikten sonra, "bunu ben neden bu kadar istemişim ki" diye sormadık ki!

Öte yandan bu hedeflerin ve hayallerin bazıları ise o kadar zamandır bizimle ki! Örneğin en basitinden bir çoğumuz kilo vermeyi veya spora başlamayı o kadar zamandır istiyoruz ki! Tanıdığım, 20 yıldır kilo vermeyi hedefleyen insanlar var, herhangi bir ilerleme kaydetmeden. Bu kadar uzun süredir bir hedefe sahip olunca insan, doğal olarak akla "acaba bu hedefle farklı bir ilişki mi söz konusu?" sorusu geliyor. 

Bir de gözden kaçırmamız gereken şu gerçek var: Biz bir şey istiyorum dediğimizde, bilinçaltınız, evren, nasıl adlandırırsanız adlandırın, sizin dile getirmediğinizi, kendinize bile söylemediğinizi duyuyor. "Ben bunu istiyorum"un "çünkü"sünden bahsediyorum. İstemekte olduğunuz şeyleri neden istediğinizi biliyor musunuz? İstekleriniz nereden kaynaklanıyor? Bunların "sizin" istekleriniz olduklarına emin misiniz?

İşte benim işim böyle bir şey, bazı ortada, hatta "bu da sorulur mu" soruları sormak. Bir yerde ben "neden iki kere iki dört eder?" gibi sorular soruyorum. Ama aslında bu soruların ardında yatan yanıtlar, bir çok başka soruyu ortadan kaldıracak kadar ilginç olabiliyor.

Tekrar dönelim, "neden bunu istiyorsun" sorusuna. Biz bir şey istediğimizde, bir hayal kurduğumuzda, bir şeylerin peşinden gittiğimizde aslında bu hedeflerin hayallerin ve isteklerin bize vereceklerini istiyoruz çoğu zaman. Tabi ki istediğimiz hemen her şeyin ardında ya mutlu olma arayışı, ya da acıdan sakınma güdüsü var, ama hedeflerimize ulaşmanın bu beklenilen sonuçları doğurup doğurmayacağını, hedeflerimizin ardındaki hedeflerimizi, aslında ne istediğimizi sorgulamazsak, o zaman "başarılı ama mutsuz", "tepede ve yalnız", "banka hesabı şişkin ama ruhu boş", "evli ve mutsuz", "kalabalık içinde tek başına", "her şeyi var, ama..." bulabiliriz kendimizi.

Çünkü bazı isteklerimiz, daha en başından aslında istemediğimiz, başkasına ve kendimize kendimizi kanıtlamak için istediğimiz bir şeydi. Belki başta öyle değildi, ama artık bu hayal bize uygun değil. Belki de bu hedef bizim değil, anne babamızın, patronumuzun, eşimizin hedefiydi. Belki de gerçekten istediğiniz bu hayale ulaşmanın bedeli karşılamak istemeyeceğiniz kadar yüksek. Belki de hayalinize zaten ulaştınız, ama farklı bir biçimde, ve farkında değilsiniz!

Hedeflerimizi sorgularken yapmamız gereken şey, çünküleri tamamlamak. "Bir Porche araba istiyorum, çünkü..." demek. Acaba bu arabanın veya ulaşacağınız her hangi bir iyi düşünülmemiş hedefin, içinizde eksik olan kendine güven ve öz-değer duygularını tamamlamasını mı bekliyorsunuz? Belki de bu arabaya ulaşmak, sizin "başarılı" olduğunuzun bir göstergesi olacak. O zaman hedefinizi sizin için başarının ne demek olduğunu da baştan tanımlayarak yeniden belirlemeniz lazım. Çünkü aksi takdirde ya o hedefe ulaşamayacaksınız, ya da ulaştığınızda umduğunuz ödül sizi bekliyor olmayacak. O zaman fark edeceksiniz ki sizin asıl istediğiniz, o anda, hedefinize ulaştığınız halde hala içinizde eksikliğini hissettiğiniz şeydi. Hedefim dediğiniz şey ise sadece kullandığınız strateji idi. Yani eğer sizin hedefiniz öz-değer duygusu kazanmak ve kendinize güven edinmekse, belki de pahalı bir araba edinmekten daha ucuz, temiz ve amaca yönelik stratejiler vardır.

Biz hedeflerimizin ve hayallerimizin çünkülerini belirlersek, yani kim olduğumuzun ipuçlarını, değerlerimizi, karşılanmamış ihtiyaçlarımızı, bize haz veren nuansları, olmazsa olmazlarımızı, bizi bütün yapacak, bizim için anlamlı olan şeyleri belirlersek, işte o zaman hedeflerimizi ve onlara ulaşmak için en uygun, en keyifli, en hızlı stratejileri, eylem planlarını ve eylemleri ortaya koyabiliriz. Ve işte o zaman, ancak o zaman, başarı, tatmin ve denge, hareketli bir hedef olmaktan çıkabilir.