|
E-Dergiyi Bastırmak İçin Browserınızın “Print” seçeneğini kullanınız. Bu e-derginin grafik şeklini http://www.marefidelis.com/ezine/mfsayi40.htm adresinden okuyabilirsiniz
|
|||||
![]() |
|||||
|
Kişisel Bir Yaşam İnsan, Yaşam, ve Değişim Üzerine Bir E-DergiSayı 40 – 6 Mayıs 2003www.marefidelis.com Arşivler Abone ol Aboneliğimi Sil Bize Ulaşın |
|||||
© 2003 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır. Bu dergide yayımlanan bütün yazıların tek sahibi Dost Can Deniz'dir.
KAMPANYA! Hedefimizi gerçekleştirmemize ve kimsesiz çocuklara yardımcı olun! Amacımız MareFidelis Kişisel Bir Yaşam e-dergimizle mümkün olduğunca çok insana ulaşabilmek. Bunu gerçekleştirirken de kimsesiz çocuklara destek olmak istiyoruz. Bu açıdan yeni bir kampanya başlattık. Bugünden, yani 26 Mart 2003'ten 31 Aralık 2003 tarihine kadar dergimize katılan her yeni abone için Çocuk Esirgeme Kurumuna 250,000 TL bağış yapacağız. Bu bağışı 2004 Ocak ayında toplu olarak, bir kerede yapacağız. Yani, örneğin 10,000 yeni abonemiz olursa, toplam 2.5 milyar TL bağış yapmış olacağız. Bu e-dergiyi arkadaşlarınıza ve mensubu olduğunuz e-gruplara göndererek bize ve çocuklara destek olur musunuz?
Bu sayıyı size bir
arkadaşınız mı gönderdi? Bir e-gruptan mı aldınız? |
|||||
|
Haftanın Sözü: "Bizim için en önemli olan şeylerin çehreleri, basitlikleri ve aşinalıklarının ardına saklanmıştır." -Prof. Ludwig Wittgenstein |
|||||
|
ÖZÜR Geçen hafta e-dergimizde iki hata vardı. Birincisi, text versiyonu gonderdigimiz okurlarimiza giden dergimiz. İkinci ise yaralı linklerde Öğrenci Koçluğu ile ilgili verdiğimiz yanlış link. Doğru linki burada veya "Tavsiye Ettiklerimiz" bölümünde bulacaksınız. Tekrar binlerce özür!
Haftanın Yazısı: Gizli yetenekler Dost Can Deniz Ben küçükken, daha ilkokuldayken, bana "yaratıcı" bir çocuk olduğumu söylediler. Benden büyük gözüküyorlardı, anne babaydılar, hani benim o yaşlarda istediğim irice bir vücuttu, biraz da harçlık. Bu varlıklar bütün istediklerime sahip olduklarına göre bir bildikleri olmalıydı. E kötü de bir şey söylemiyorlardı, kabullendim dediklerini... Hani fena da olmadı bu kabulleniş. Gerçekten bir bildikleri vardı galiba, çünkü yazdığım çizdiğim şeyler, tıfıllığıma rağmen bayağı takdir ve aferin alıyordu. Aferine (ilaçtan bahsetmiyorum) bağımlılık geliştirmem pek uzun süremi almadı. Yazılar, hikayeler, şiirler yazıyor, A3 resim kağıdına iki sayfa tamamen kendi üretimim mizah dergimi üretiyordum. Hani dersler de fena değildi ya, gel keyfim gel... Birden ilkokul sona erdi. Bu herşeyi bilen, iri varlıklar bu sefer benim başka bir okula gitmem gerektiğini söylüyorlardı, üstüne üstlük sınava da girmem lazımmış. Aferin var mı sonunda, aferin? Var... Hem de nasıl! E peki bari, daha önce yanılmadınız, şimdi de bir bildiğiniz vardır... Aldık aferinin büyüğünü, ama bu sefer işlemeyen bir şeyler var. İlkokulda matematik diye bir şey vardı, ama buna benzemiyordu. Onu YAPABİLİYORDUM! Bundan anlamıyorum kardeşim! Bakın size yazdıklarımı, çizdiklerimi göstereyim... Ne aferin, ne birşey, bu sefer bir de sınıf arkadaşlarım bana uzaylı gibi bakıyorlar. Peki madem bu kadar önemli bu matematik dediğiniz şey, ne yapar ne eder beceririm. Becermek ne kelime, yutarım be! Aferin var di mi sonunda? E o zaman ben bir yol mühendis filan da olayım, yetmedi, üstüne bankacı, hem de hazineci olayım. Rakamların içine öyle gömüleyim ki kimse bulamasın bir zamanlar yazdıklarımı çizdiklerimi o yığının altında! Düşünüyorum da, benim hikayemin bir benzerini yaşamayan var mıdır acaba? Sayısal kabiliyete sahip bir çoğumuz da bütün zamanımızı ve enerjimizi sözel konularda ustalaşmaya harcamadık mı, bu arada aslında en kuvvetli yönlerinden vazgeçerek! Şu anda sistemlerimizin çoğu zayıf halkayı bulmak ve onu güçlendirmek üzerine kurulu. Eğer benim matematiğim iyi değilse, matematik öğrenmeliyim. Sözel yeteneklerimin iyi olup olmaması farketmez. Ayrıca onlar zaten iyi, niye çaba harcayalım ki o yönde! Marcus Buckingham ve Donal O. Clifton, Now, Discover Your Strengths adlı kitabında şöyle diyorlar: "Ne yazık ki, çoğumuz yeteneklerimiz ve güçlü yanlarımız hakkında çok az, bunların çevresinde yaşamımızı inşa etme konusunda ise daha da az fikre sahibiz. Onun yerine, ebeveynlerimizin, öğretmenlerimizin, yöneticilerimizin ve patolojinin cazibesi altındaki psikologların kılavuzluğunda, zayıflıklarımızın uzmanı oluyoruz, ve bir yanda güçlü yanlarımız uykuda ve ilgisiz beklerken, yaşamımızı bu kusurlarımızı tamir etmeye çalışarak harcıyoruz." Gallup Araştırma Şirketi, dünyanın 63 ülkesinden 101 şirketteki 1.7 milyon çalışana, işlerinde en iyi yaptıkları şeyi yapma fırsatına sahip olup olmadıklarını sormuş. Sizce yüzde kaçı "evet" demiş olabilir? %50? Çok iyimsersiniz. Dünyadaki çalışan kesimin sadece %20si, işlerinde yeteneklerini ve güçlü yanlarını kullanabilme fırsatına sahipler! Hiç şaşırtıcı değil bence dünyanın, ekonomilerin, şirketlerin, toplumların bu halde olması! Hatta %20 bile iyimser bir rakam, düşünürseniz "evet" diyenlerin bir çoğu yetenek ve güçlü yanlarının ne olduğunu bile bilmeyebilir. Ben de yaşamıma değişik bir gözle bakana kadar kendimi "iyi bir matematikçi" görme eğilimindeydim! Şunu farketmemiz lazım. Hepimiz, istersek herşeyi yapabiliriz belki de. Ben insanın gerçekten sınırsız bir potansiyele sahip olduğuna inanıyorum. Ancak bu, herşeyi en iyi yapacak demek değil. Mutlaka daha iyi olduğumuz konular, yeteneklerimiz, ve güçlü yanlarımız var. Ve bunlara yapılacak yatırımın getirisi ile daha zayıf yanlarımıza yapacağımız yatırımın getirisi tabi ki bir değil! Zayıf yönlerimize yapılan yatırım ancak hasar kontrolüne yönelik olabilir, ve gereklidir de! Ancak en fazla kaynağımızı harikalar yaratmak yerine hasar kontrolüne harcamak sizce de anlamsız değil mi? Ben iyi yaptığımı mükemmel yapsam, yapamadığımı da mükemmel yapacağa bıraksam, acaba nerede oluruz? Düşünüyorum da, matematiğimi mükemmelleştirmek için gösterdiğim bütün o çabanın yarısını sözel ve yaratıcı yeteneklerime harcasaydım nerede olurdum şimdi acaba? Düşünüyorum da, ailelerimiz, eğitim sistemimiz, hatta şu anda çalışmakta olduğumuz şirketler, kurumlar, bizim zayıf yanlarımıza değil de kuvvetli yönlerimize yönelseler, yatırımlarının en büyük bölümünü bizim yeteneklerimizi keşfedip bunları iyice güçlendirerek bundan yararlanmaya adasalar, nerede olurduk acaba? Yöneticilerimiz, kurumlarımız nerede olurdu? Toplumumuz, dünya nerelerde olurdu acaba? |
|||||
|
Haftanın Alıştırması Eyleme Geçin! Tahmin edeceğiniz gibi, bu haftanın alıştırması, güçlü yönlerimizi ve yeteneklerimizi ortaya çıkarmakla ilgili. Ama bunu yaparken çoğumuzun içinden ne kadar büyük bir dirençle karşılaşacağını bildiğim için, içe bakış yanında en azından yarı veriye dayalı bir kaç soruya da başvuralım. Bu alıştırmaya yeterli zamanı ayırmanızı öneririm! Şimdi kağıt kalemi alın elinize, ve şu soruların üzerinde yazarak düşünün biraz:
|
|||||
|
Seminer Cesaretle İlerlemek 24-25 Mayıs Cesaretle İlerlemek adlı atölye çalışmamız devam ediyor. Mayıs ayı içinde seminerimizin dördüncüsünü yine Bir Kültür ve Sanat Merkezi işbirliği gerçekleştiriyoruz. Her seminer ayrı bir deneyim, ayrı bir macera, ayrı bir keyif. Bu uygulamalı çalışmada, yaşamınızda ulaşmak istedikleriniz, hayalleriniz ve en yüksek potansiyeliniz ile aranızda duran ve harekete geçmenize engel olan korku ve endişelerinizle nasıl başedebileceğinizi araştıracaksınız. Ve bu korkulara rağmen istediğiniz yaşamı yaratmak için etkin teknikler öğreneceksiniz. Bu seminerle ilgili daha detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Katılımcıların "bana yeni bir dünya açtı" diye yorumladığı, "duygusal ve ruhsal bütünlüğe yönelik kendimle ilgili yansımalar" bulduğu seminerimize kayıt yaptırmak için 0(212) 291 2871 nolu telefondan Banu Gürün'ü arayınız. Grup dinamiği açısından katılım sayısı sınırlıdır.
Daha önceki katılımcılar neler dedi? Nil Karamehmet (Yönetici) Bir kaç seminere katıldım. Katıldıklarım içinde en iyilerinden bir tanesi idi. Duygu ve ayıramadığım adlandıramadığım düşüncelerimi, içi yapımı tanımamda çok yol katetmemi sağladı. Zafer Çiçek (Sanayici, Kimya Mühendisi) Gayet memnun ayrılıyorum. Ortam çok pozitifti. Yaşam kaliteme +1 puan daha kattığıma inanıyorum. Kendimi geliştirme yönündeki çalışmalara biraz daha ışık tutulduğunu hissettim. Güler Pınarbaşı (Üçüncü Göz Yayın Yön. - Sahibi) Birçok seminere katıldım. Küçük büyük. Bu da en güzellerinden biriydi. Cesaret konusunda unuttuklarımı hatırladım. Eyleme geçmem için engel sebepler ortadan kalktı. Teşekkürler! İpek Gülder Tüzün (Doktor) Korku hakkında düşünmekten korkmaktan vazgeçiyorum. Bana ilerlemem için yol gösterici. Beklentilerimden daha fazlasını aldım. Karar vermek ve akıllıca risk almakla ilgili bölümleri hayatımın her alanına başarıyla uygulayabilirim. Aylin Ceyda Ataman (Nar Sağlıklı Yaşam Merkezi) Çok güzel bir yer ve de çok verimli bir çalışmaydı. Devamının gelmesini dilerim. Bugünkü çalışma yeni bir başlangıç... Nedret Kuşçulu (Doktor) Bilgi, enerji, ve huzur. Bilgiler doğrultusunda takip edebileceğim yolun tanımı. Evet, her türlü beklentim karşılandı.
Seminerlerle ilgili daha detaylı bilgi ve kayıt yaptırmak için 0(212) 291 2871 nolu telefondan veya bir@birsanat.com adresinden Banu Gürün ile irtibata geçiniz. Tavsiye Ettiklerimiz...
|
|||||
| Dost Deniz, bu derginin yazarı ve Mare Fidelis Life Coaching/Kişisel Danışmanlık’ın kurucusu ve baş danışmanı. Dost önce mühendis, sonra İş İdaresi Master’ı oldu. Bankacı oldu, yöneticilik yaptı. Yöneticiliğin aslında kendini yönetmek demek olduğunu fark edince kendi içine doğru uzunca bir yolculuğa çıktı. Bu yolculukta üç tutkusuyla tanıştı: Her anını farkında ve o andan en fazlasını alarak yaşamak, başkalarına kendilerine yardım etmeleri için yardım etmek ve özgür olmak. Bunları Life Coaching/Kişisel Danışmanlık yoluyla kendi yaşamının gerçeği haline getiriyor. Bunu yaparken Graduate School Of Coaching ve Graduate School of Corporate Coaching’den aldığı Master Coach eğitiminden ve kişisel ve iş yaşamlarında fark yaratmalarına yardımcı olduğu bir çok danışan deneyiminden yararlanıyor. Yolculuk ise devam ediyor. | |||||
Kişisel Bir Yaşam, MareFidelis Yaşam Koçluğu'nun haftalık elektronik yayım organıdır. Her hafta salı gecesi yayımlanır ve binden fazla okuyucumuza e-posta yoluyla ulaştırılır. Dergide yayımlanan bütün yazılar aksi belirtilmedikçe Dost Can Deniz tarafından yazılmıştır.
Bu dergiyi istediklerinize bütünlüğünü bozmadan iletebilir, kaynak belirterek ve www.marefidelis.com websitesine link vererek alıntı yapabilirsiniz.
© 2003 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır.
|
|||||