İnternette okumak için http://www.marefidelis.com/ezine/mfsayi36.htm adresini ziyaret ediniz.
Derginizi bastırabilmek için buraya tıklayınız.
|
Kişisel Bir Yaşam #36 İnsan, Yaşam ve Değişim Üzerine Bir E-Dergi 8 Nisan 2003 |
|||||||||
![]() |
|||||||||
| marefidelis.com arşivler abone ol aboneliğimi sil yaşam koçluğu bize ulaşın | |||||||||
|
© 2003 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır. Bu dergide yayımlanan bütün yazıların tek sahibi Dost Can Deniz'dir.
KAMPANYA! Hedefimizi gerçekleştirmemize ve kimsesiz çocuklara yardımcı olun! Amacımız MareFidelis Kişisel Bir Yaşam e-dergimizle mümkün olduğunca çok insana ulaşabilmek. Bunu gerçekleştirirken de kimsesiz çocuklara destek olmak istiyoruz. Bu açıdan yeni bir kampanya başlattık. Bugünden, yani 26 Mart 2003'ten 31 Aralık 2003 tarihine kadar dergimize katılan her yeni abone için Çocuk Esirgeme Kurumuna 250,000 TL bağış yapacağız. Bu bağışı 2004 Ocak ayında toplu olarak, bir kerede yapacağız. Yani, örneğin 10,000 yeni abonemiz olursa, toplam 2.5 milyar TL bağış yapmış olacağız. Bu e-dergiyi arkadaşlarınıza ve mensubu olduğunuz e-gruplara göndererek bize ve çocuklara destek olur musunuz?
Bu sayıyı size bir
arkadaşınız mı gönderdi? Bir e-gruptan mı aldınız? |
|||||||||
| Haftanın Yazısı: | |||||||||
![]() |
Üç kritik soru... |
Dost Deniz, bu derginin yazarı ve Mare Fidelis Life Coaching/Kişisel Danışmanlık’ın kurucusu ve baş danışmanı. Dost önce Endüstri Mühendisi, sonra İş İdaresi Master’ı oldu. Bankacı oldu, yöneticilik yaptı. Yöneticiliğin aslında kendini yönetmek demek olduğunu fark edince kendi içine doğru uzunca bir yolculuğa çıktı. Bu yolculukta üç tutkusuyla tanıştı: Her anını farkında ve o andan en fazlasını alarak yaşamak, başkalarına kendilerine yardım etmeleri için yardım etmek ve özgür olmak. Bunları Life Coaching/Kişisel Danışmanlık yoluyla kendi yaşamının gerçeği haline getiriyor. Bunu yaparken Graduate School Of Coaching ve Graduate School of Corporate Coaching’den aldığı Master Coach eğitiminden ve kişisel ve iş yaşamlarında fark yaratmalarına yardımcı olduğu bir çok danışan deneyiminden yararlanıyor. Yolculuk ise devam ediyor. Kişisel Bir Yaşam, MareFidelis Yaşam Koçluğu'nun haftalık elektronik yayım organıdır. Her hafta salı gecesi yayımlanır ve binden fazla okuyucumuza e-posta yoluyla ulaştırılır. Dergide yayımlanan bütün yazılar aksi belirtilmedikçe Dost Can Deniz tarafından yazılmıştır.
Bu dergiyi istediklerinize bütünlüğünü bozmadan iletebilir, kaynak belirterek ve www.marefidelis.com websitesine link vererek alıntı yapabilirsiniz.
© 2003 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır.
|
|||||||
| Dost Can Deniz | |||||||||
|
Yaşamdan ne istiyorsunuz? Gerçekten neler
istiyor, neleri hedefliyorsunuz? Nasıl bir ilişki içinde olmak
istiyorsunuz? İşiniz nasıl olsun? Boş zamanlarınızı nasıl geçirmek
istiyorsunuz? Kimlerle tanışmak, kimlerle yakınlaşmak, kimlerle samimi
olmak istiyorsunuz? Peki neler öğrenmek, ne gibi beceriler kazanmak,
kendinizi nasıl geliştirmek istiyorsunuz? Kısaca herhangi bir alanında
yaşamınızın, neler istiyorsunuz? Bütün bu isteklerinizi, neden istiyorsunuz peki? Asıl istediğiniz ne? "Bunu istiyorum, çünkü...." diye kurduğunuz her cümleye dikkat edin. Aslında ne istiyorsunuz siz? Nedir yaşamak istediğiniz deneyim, ne hissetmek istiyorsunuz, veya neyin eksikliğini hissediyorsunuz? Bilinçaltınıza veya evrene ne mesaj gönderiyorsunuz, "Ben bir Porche istiyorum" dediğinizde? Acaba evren o arkadaki belli belirsiz "çünkü böyle kendimi önemli ve başarılı hissedeceğim, çünkü kendimi yetersiz hissediyorum" sesini mi duyuyor? Belki de hedefiniz Porche değil. Belki de istediğiniz kendinizi yeterli, başarılı, değerli hissetmek. Belki Porche sadece seçtiğiniz strateji. Belki de daha iyi ve temiz stratejiler vardır... Aslında ne istediğiniz, çünkülerin bittiği yerde yatıyor olabilir mi? Peki bütün bunlara sahip olurken, olmasını istemediğiniz şey ne? Yani "ben orta boy karışık bir pizza istiyorum, ama içinde soğan olmasın"daki gibi, sizin için o soğan ne? İstekleriniz gerçekleşirken gelen paketin içinde çıkmasını istemediğiniz şey ne olabilir? Örneğin benim ilişkilerimde istediğim, beraber olduğum kimsenin, kavga etsek bile sesini aşırı derecede yükseltip de işi bağırıp çağırmaya vardırmaması olabilir. İstemediğim ise bunu, ilişkinin bozulacağı korkusu yüzünden yapmaması... Yani bağırıp çağırmamasının nedeni korkması olmamalı. Ve son sorum şu: Bütün bu istedikleriniz ve istemedikleriniz için ödemeye hazır olduğunuz bedel, fiyat etiketi nedir? Bütün istediklerinize bir bedel ödemeden sahip olacağınızı sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Tabi ki bir bedeli var! İstediklerinize sahip olmak, ve istemediklerinizi de resmin dışında tutmak için göze aldığınız şeyler neler? Ne gibi riskleri almaya razısınız hayallerinize ulaşmak için? Ne kadar çalışabilirsiniz, nelerden feragat edebilirsiniz, hangi korkularınızın gözlerinin içine bakıp onlarla karşılıklı oturabilirsiniz olmak istediğiniz kişi olmak için ilerlerken? Bir çoğumuz ilk iki maddeyi iyi kötü yanıtlıyoruz, ama üçüncü maddede tıkanıp kalıyoruz. Hazırız hepimiz yola çıkmaya, ama yolculuk korkutuyor gözümüzü, bedelleri düşünüyoruz, o bedelleri ödememenin yollarını araştırıyoruz, bize iltimas geçecek birilerini arıyoruz, her Türk evladı gibi. Ancak malesef bu işte, istediği yaşamı yaratma, bütün bir yaşam yaşama işinde "hamili kart yakinimdir" genelde işe yaramıyor, pazarlığa gelmiyor bu iş. Bi kıyak geçmiyor "felek", ve her güzel şeyin bir bedeli var. Demin verdiğim örnekte bu tip bir ilişki istediğim için bazen bu koşulları sağlamayan ilişkilerden uzaklaşmak zorunda kalmak, benim ödeme ihtimalim olan bir bedel. Ancak isteğim benim için bu bedelden çok daha önemli. Sizin de hayalleriniz var, istedikleriniz var, istemedikleriniz var. Ve bir bedeli var bunların. Bazen göze alabildiğimiz, bazen göze alamadığımız. Ve en büyük bedel, ödenecek en büyük ücret, korkularımızla yüzleşmek, her zaman! Ve hadi artık, korkmayı bırakıp bedelini hesaplayıp, çıkalım yola. Sevgili dostum Ali Türker'in Mayıs 92'de yazdığı gibi çoktan hazırız yola çıkmaya: "Umursamaz meltemleri bekledik geceleri Bildiğimiz herşeyi tekrarlayarak Ki her an çıkmaya hazırdık yola
Oysa esip duran yalnız sarı fırtınalar Kapı çanlarımız düzensiz çarpışıyor ya Açmayalım, sarı soğuk rüzgarlar vuracak yüzümüze
Gölgeli bulutları bekledik gündüzleri Sevdiğimiz herşey toplanmış Ki her an çıkmaya hazırdık yola
Şimdi gökyüzü nasıl davetkar açık hava sefasına Perdelerimiz pırıl pırıl yanıyor ya
Açmayalım, sarı soğuk kar parlayacak gözümüze
Yıllarca bekledik korkuyla da olsa
Tüm
varlığımız derlenmiş
Ki her
an çıkmaya hazırdık yola"
|
|||||||||