|
E-Dergiyi Bastırmak İçin Browserınızın “Print” seçeneğini kullanınız. Bu e-derginin grafik şeklini http://www.marefidelis.com/ezine/mfsayi35.htm adresinden okuyabilirsiniz
|
|||||
![]() |
|||||
|
Kişisel Bir Yaşam İnsan, Yaşam, ve Değişim Üzerine Bir E-DergiSayı 35 – 1 Nisan 2003www.marefidelis.com Arşivler Abone ol Aboneliğimi Sil Bize Ulaşın |
|||||
© 2003 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır. Bu dergide yayımlanan bütün yazıların tek sahibi Dost Can Deniz'dir.
KAMPANYA! Hedefimizi gerçekleştirmemize ve kimsesiz çocuklara yardımcı olun! Amacımız MareFidelis Kişisel Bir Yaşam e-dergimizle mümkün olduğunca çok insana ulaşabilmek. Bunu gerçekleştirirken de kimsesiz çocuklara destek olmak istiyoruz. Bu açıdan yeni bir kampanya başlattık. Bugünden, yani 26 Mart 2003'ten 31 Aralık 2003 tarihine kadar dergimize katılan her yeni abone için Çocuk Esirgeme Kurumuna 250,000 TL bağış yapacağız. Bu bağışı 2004 Ocak ayında toplu olarak, bir kerede yapacağız. Yani, örneğin 10,000 yeni abonemiz olursa, toplam 2.5 milyar TL bağış yapmış olacağız. Bu e-dergiyi arkadaşlarınıza ve mensubu olduğunuz e-gruplara göndererek bize ve çocuklara destek olur musunuz?
Bu sayıyı size bir
arkadaşınız mı gönderdi? Bir e-gruptan mı aldınız? |
|||||
|
Haftanın Sözü: "İyi bir insan olduğunuz için başınıza şanssızlıkların gelmeyeceğini düşünmek, vejeteryan olduğunuz için size boğaların saldırmayacağını sanmakla aynı şeydir." -Kaynak bilinmiyor. Basında Dost Deniz ve MareFidelis § Akşam Gazetesi'nin 23 Şubat tarihli pazar ekinde Dost Deniz'le yapılan bir söyleşi yer aldı. Bu haberi internetten okumak için buraya tıklayınız. § 8 Mart Cumartesi günü saat 11:05'de NTV'de, "N-Gerekli" olarak Cesaretle İlerlemek semineri tanıtıldı. |
|||||
|
Haftanın Yazısı: İçimdeki "Yabancı".... Dost Can Deniz Bu hafta yurt dışındayım... Haftalık yazımı yazmak için zaman yok, ucu ucuna yetişiyorum zaten. Peki yazmamak, atlamak? Bu da standartlarım dışında, yılbaşı ve bayram tatili dışında atlamadım bir sayı bile. Onun için eskiden yazdığım yazıları gözden geçireyim dedim, içime sinmeye sinmeye. Ancak aşağıdaki yazımı hatırlayınca, herşey yerli yerine oturdu. İlginç bir biçimde geçen haftaki yazımı tamamlıyor bu yazı. Geçen hafta kişisel gelişim ve büyüme yolunda yüzleşmemiz gereken içimizdeki çelişkilerden ve korkulardan, bir ismiyle arketiplerden bahsetmiştik. Yani gölgemizden! İlk önce G.C. Jung tarafından ortaya atılan ve son dönemdeki kişisel gelişim hareketiyle ünlenen, o meşhur gölgemizden bahsediyorum. Küçükken gölgenize basmaya, onu yakalamaya çalıştınız mı hiç? Ben çalıştım, hiç başarılı olamadım! Ben ne kadar hızlı koşarsam koşayım o hep bir adım önümdeydi. Yalnız hiç uzaklaşmıyordu benden, ben durunca o da duruyordu, benimle dinleniyordu, ve ışık ne kadar parlaksa o da o kadar koyu oluyordu... Carolyn Myss, Sacred Contracts: Awakening Your Divine Potential adlı best seller kitabında gölgeden bahsederken şöyle diyor: “Gölge kelimesinin kendisi bile doğamızın arka yüzünde belli belirsiz gözüken karanlık, gizli, muhtemelen kötü niyetli ve kendimize olduğu kadar başkalarına da zarar vermeye hazır bir surat akla getiriyor.” Belki de bu yüzden hepimiz bu gölgemizden bu kadar korkuyoruz. Belki de bu nedenle danışanlarım kendilerini davranışları arkasındaki düşünce ve inançları araştırmaları için kendilerini cesaretlendirdiğimde ve “merdiveni aşağı tırmanmak” dediğim çalışmayı yaptığımda, büyük bir tepkiyle “bilmiyorum” diyorlar, “bilmiyorum neden böyle davrandığımı!” Ancak gölge ile ilgili daha doğru tanım belki de “onun bilinçli zihnimiz tarafından en az tanınan tarafımız olduğu.” Jung’un yakın çalışma arkadaşı ve sırdaşı Marie-Loise von Franz’ın sözleriyle “gölde, her zaman bir rakip değil. Aslında [o] tam olarak insanın bir şekilde anlaşmak zorunda olduğu herhangi bir başka insan gibi: Bazen teslim olarak, bazen direnerek, bazen sevgi vererek – durum ne gerektiriyorsa. Gölge sadece görmezden gelindiğinde veya yanlış anlaşıldığında düşmanca davranır.” Ve maalesef çoğumuzun da yaptığı bu! Gölgede kalan yanlarımız yokmuş gibi davranıyoruz. Yaşamımızı çocukluğumuzdan, bir önceki ilişkilerimizden kalma yaraları iyileştirmeye, artık geçmişin tozlu sayfaları altında kalmış ihtiyaçları karşılamaya çalışarak yaşıyoruz, farkına varmadan. Yaşamımızı gölgemizden elini uzatan bu ihtiyaçlar, incinmişlikler, korkular, istekler, tutkular yönetiyorlar. Ama biz o kadar korkuyoruz ki ne göreceğimizden, “neden böyle davranıyorum, bilmiyorum” diyoruz. Veya diyoruz ki, “babam bana küçükken hiç ilgi göstermedi, ondan böyle davranıyorum” veya “annem benim her şeyime karışırdı, şimdi daha farklı davranmamı nasıl beklersiniz?” Farkında mısınız, her ilişkinizin olumsuz sonuçlanması için akla gelebilecek veya gelemeyecek her şeyi kendi şaşkın bakışlarınız altında yaptığınızda, kendiniz için en doğrusunu bildiğiniz halde yine gidip aynı davranış kalıplarına takılıp kaldığınızda, kendi kendinizi yine sabote ettiğinizde, yine kurbanı oynadığınızda, fiziksel ve duygusal kazanç için bütünlüğünüzden feragat ettiğinizde, gölgeniz size zarar vermek istemiyor aslında! Bir yazar “Her türlü yargı, korku, öfke, kıskançlık, ve duygusal tepki, karşılanmamış ihtiyaçların trajik bir dışa vurumudur” diyor. Kendinizin yardım çağrısını duyuyor musunuz? Peki bu gölgeyi besleyen, bir çokları için büyüten ne? Carolyn Myss’e göre gölgemiz, güçle ilişkimizdeki paradoksla besleniyor. İnsan güçsüz düşmekten olduğu kadar güçlü olmaktan da korkuyor. Gölgemiz ise bizim araştırılmamış, keşfedilmemiş gücümüz olarak görülebilir. Gölgemiz, kendini bizim ifade ettiğimiz isteklerimizi ve kendi imajımızı sabote eden davranışlar olarak ortaya koyuyor. Biz çoğu zaman bazı şeyleri neden yaptığımızı, neden açıklanamayan korkularla uğraşmak zorunda olduğumuzu bilmiyoruz. Bir şekilde hissederken başka bir şekilde davranmak, yani zihin ve kalbi ayrı iki kamp olarak yaşamak, içimizde acı veren bir çelişki yaratıyor. Kutsal kitaplarda “Bir krallık, kendi içinde bölünmüşse, ayakta duramaz” deniyor. Aynı şekilde doğamız parçalanmışsa, korku tarafında yönetilmeye açık haldedir. Peki neden bunun farkına varmıyoruz? Korkuyla hareket ettiğimizi bilsek bile, bazen bu konuda kendi isteğimizle cahilce davranmayı tercih ediyoruz. Eğer ben neden olumsuz biçimde davrandığımı bilmiyorsam, davranışımı mazur görmek veya başkasını suçlamak daha kolaydır. Ancak ben başka bir varlığa zarar verdiğimin duygusal ve zihinsel olarak farkındaysam, sadece kendimi sorumlu tutmak zorunda kalmam, aynı zamanda bilinçli olarak negatif olmayı seçtiğimi itiraf etmek zorunda kalırım. Artık zihin ve kalbin bölünmüşlüğünün yarattığı sis bulutu arkasına saklanamam. Neden yaşamınızla ne yapacağınızı, gerçekten ne istediğinizi bilmediğinizi, neden amaçsız hissettiğinizi biliyor musunuz? Kalbinizle zihniniz arasında bir iletişim bağı kurana kadar, kendinize söylediğiniz yalanları fark edene kadar, mutsuzluklarınız yüzünden başkalarını suçlamayı bırakana kadar, gerçekten ne hissettiğinizi itiraf edene kadar, boğazınızla uçkurunuz arasında kim bilir hangi tarihte kısılıp kalmış duyguları hissetmeye cesaret edene kadar, kendinizden bahsederken “bilmiyorum” kelimesini dağarcığınızdan çıkarana kadar, gölgenize bir el feneriyle girene kadar yaşamınızla ne yapacağınız konusunda kafanız karışık olacak. |
|||||
|
Haftanın Alıştırması Eyleme Geçin! Bu hafta, geçen hafta başladığımız gölgemizin ve arketiplerimizin yaşamımızdaki rolüne bakmaya devam ediyoruz. Bu haftanın alıştırmasında sizden yaşamınızın haritasını çizmenizi rica ediyorum. Bunun için büyükçe bir resim kartonu, renkli boyalar, markerlar, kullanmak istediğiniz eski fotoğraflar, resimler, makas, yapıştırıcı ve aklınıza gelen her türlü malzeme gerekecek. Haritanıza yaşamınızı bugüne getirirken geçtiğiniz bütün yolları, dönüm noktalarını, yol ayrımlarını, aşmanız gereken dağları, kenarında soluklandığınız gölleri, yüzdüğünüz denizleri, seçmediğiniz yolları işlemenizi rica ediyorum. Eğer bu dönüm noktalarına bir fotoğraf yapıştırmak isterseniz, durmayın, yapın. Veya belki boyalarınızla bir resim yapmak istersiniz. Belki ne olduğunu anlatan bir kaç satır. İçinizden geldiği gibi tamamlayın haritanızı, en baştan bugün olduğunuz yere kadar. Daha sonra önemli dönüm noktalarına bakın. Geçen haftaki bu haftaki yazılarımı okuyarak, kendinize şu soruyu sorun. Bu dönüm noktalarında gölgem nasıl etkili oldu? Nasıl bana yardımcı oldu, nasıl köstek oldu? Geçen hafta yaptığınız haftanın alıştırması da size yardımcı olacak. Şunu düşünün: Bu karar aldığım noktalarda, özellikle de sonuçlarında hoşlanmadığım kararlarımda, içimden bir ses beni uyarıyor muydu? Kalbimin sesini dinlesem acaba nasıl karar alırdım? Yaşamım nasıl farklı olurdu? En son olarak gözlerinizi kapayın ve şunu fark edin: Geçmişte yapmış olduğunuz tercihler sizi şu ana, şimdi bulunduğunuz kesin noktaya getirdi. Ve malesef seçim şansı geçmişe doğru işlemiyor. Kendinizi aynı koşullarla geçmişteki herhangi bir dönüm noktasına, o zamanki bilincinizle götürebilseniz, acaba farklı bir seçim yapabilir miydiniz? |
|||||
|
Seminer Cesaretle İlerlemek 26-27 Nisan Nisan ayı sonunda Cesaretle İlerlemek adlı atölye çalışmamızın üçüncüsünü yine Bir Kültür ve Sanat Merkezi işbirliği gerçekleştiriyoruz. İlk iki çalışmada çok keyifli anlar yaşadık, hem katılımcılar, hem de benim için çok öğretici ve açılımlı bir çalışma oldu. Üçüncü çalışmada bu keyfi ve öğrenme deneyimini devam ettireceğiz. Kayıt yaptırmak için 0(212) 291 2871 nolu telefondan Banu Gürün'ü arayınız. Bu uygulamalı çalışmada, yaşamınızda ulaşmak istedikleriniz, hayalleriniz ve en yüksek potansiyeliniz ile aranızda duran ve harekete geçmenize engel olan korku ve endişelerinizle nasıl başedebileceğinizi araştıracaksınız. Ve bu korkulara rağmen istediğiniz yaşamı yaratmak için etkin teknikler öğreneceksiniz. Bu seminerle ilgili daha detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Daha önceki katılımcılar neler dedi? Nil Karamehmet (Yönetici) Bir kaç seminere katıldım. Katıldıklarım içinde en iyilerinden bir tanesi idi. Duygu ve ayıramadığım adlandıramadığım düşüncelerimi, içi yapımı tanımamda çok yol katetmemi sağladı. Zafer Çiçek (Sanayici, Kimya Mühendisi) Gayet memnun ayrılıyorum. Ortam çok pozitifti. Yaşam kaliteme +1 paun daha kattığıma inanıyorum. Kendimi geliştirme yönündeki çalışmalara biraz daha ışık tutulduğunu hissettim. Güler Pınarbaşı (Üçüncü Göz Yayın Yön. - Sahibi) Birçok seminere katıldım. Küçük büyük. Bu da en güzellerinden biriydi. Cesaret konusunda unuttuklarımı hatırladım. Eyleme geçmem için engel sebepler ortadan kalktı. Teşekkürler! İpek Gülder Tüzün (Doktor) Korku hakkında düşünmekten korkmaktan vazgeçiyorum. korkularım hakkında düşünebilmem için bana esneklik sağladı, korku hakkında artık daha fazla bilgi sahibiyim, bu da bana ilerlemem için yol gösterici. Beklentilerim sadece korkularımı tanımak ve netleştirmekti, karşılandı, daha fazlasını aldım. Karar vermek ve akıllıca risk almakla ilgili bölümleri hayatımın her alanına başarıyla uygulayabilirim. Aylin Ceyda Ataman (Nar Sağlıklı Yaşam Merkezi) Çok güzel bir yer ve de çok verimli bir çalışmaydı. Devamının gelmesini dilerim. Bugünkü çalışma yeni bir başlangıç... Nedret Kuşçulu (Doktor) Bilgi, enerji, ve huzur. Bilgiler doğrultusunda takip edebileceğim yolun tanımı. Evet, her türlü beklentim karşılandı.
Seminerlerle ilgili daha detaylı bilgi ve kayıt yaptırmak için 0(212) 291 2871 nolu telefondan veya bir@birsanat.com adresinden Banu Gürün ile irtibata geçiniz. |
|||||
| Dost Deniz, bu derginin yazarı ve Mare Fidelis Life Coaching/Kişisel Danışmanlık’ın kurucusu ve baş danışmanı. Dost önce mühendis, sonra İş İdaresi Master’ı oldu. Bankacı oldu, yöneticilik yaptı. Yöneticiliğin aslında kendini yönetmek demek olduğunu fark edince kendi içine doğru uzunca bir yolculuğa çıktı. Bu yolculukta üç tutkusuyla tanıştı: Her anını farkında ve o andan en fazlasını alarak yaşamak, başkalarına kendilerine yardım etmeleri için yardım etmek ve özgür olmak. Bunları Life Coaching/Kişisel Danışmanlık yoluyla kendi yaşamının gerçeği haline getiriyor. Bunu yaparken Graduate School Of Coaching ve Graduate School of Corporate Coaching’den aldığı Master Coach eğitiminden ve kişisel ve iş yaşamlarında fark yaratmalarına yardımcı olduğu bir çok danışan deneyiminden yararlanıyor. Yolculuk ise devam ediyor. | |||||
Kişisel Bir Yaşam, MareFidelis Yaşam Koçluğu'nun haftalık elektronik yayım organıdır. Her hafta salı gecesi yayımlanır ve binden fazla okuyucumuza e-posta yoluyla ulaştırılır. Dergide yayımlanan bütün yazılar aksi belirtilmedikçe Dost Can Deniz tarafından yazılmıştır.
Bu dergiyi istediklerinize bütünlüğünü bozmadan iletebilir, kaynak belirterek ve www.marefidelis.com websitesine link vererek alıntı yapabilirsiniz.
© 2003 Dost Can Deniz. Her hakkı saklıdır.
|
|||||